Buket Onur ARPACI

Buket Onur ARPACI

Buket Onur ARPACI

Hayallerinizin gerçekleştiği üniversite: YEDİTEPE..

Lise yılları boyunca hukuk fakültesine girmek ve iyi bir hukukçu olmak amacıyla yanıp tutuşan bir öğrenciydim. Bu yazıyı okuyan siz dinamik, heyecanlı, azimli, hayalleri olan binlerce öğrenciden biriydim aslında.. Öğrenci olmanın getirdiği sorumlulukları biliyor ve sistemde önüme konan tüm sınavlara hazırlanıyordum delicesine. Hazırlanıyordum hazırlanmasına da; nihai olarak nasıl bir üniversitede bu eğitimi almam gerekir; neresi benim için en doğru tercih olur; o yaşlarda tam olarak kestiremiyordum.

2007 yılında ÖSS’ye girip eşit ağırlık puan türünde Türkiye genelinde ilk 1000 öğrencinin arasına girdiğimde, emeklerimin karşılığını aldığımı görmek beni büyük bir sevince boğmuştu. Bu öyle bir sevinçti ki; bir yandan aileme yaşattığım büyük gururu hissediyor; bir yandan da yüzlerce üniversite arasından birini tercih edip, geleceğimi tayin etmem gerektiğini biliyordum. Bu zor bir karardı; zira, hukuk fakültelerinin sayısı gitgide artmakta; çeşit çeşit üniversiteler isme özel davetiyeler yollamaktaydı.. Zordu onlarca hatta yüzlerce üniversite arasından bir karara varmak, zira hepsi birbirine benziyordu; ta ki Yeditepe Üniversitesi 26 Ağustos Yerleşkesi’ni görene ve Yeditepe farkını tanıyana dek..

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne %100 burslu olarak yerleştirildiğimde, Türkiye ve dünya şartlarında bir öğrencinin sahip olabileceği en müthiş imkanların; bana bu üniversite tarafından sunulduğunun farkındaydım. Köklü akademik kadrosu, sunduğu geniş burs olanakları, yemyeşil ve geniş kampüsü, sosyal imkanları ile farklıydı Yeditepe Üniversitesi..Belki de bu imkanlar (yemek bursu, 2 kişilik lüks yurt odalarında konaklama imkani/yurt servisi, aylık burs, spor tesislerinden ücretsiz yararlanma, yurtdışında burslu yüksek lisans imkanı, Avrupa ile ögrenci değişim programları vs.) sebebiyle tercih etmiştim bu üniversiteyi. Bu imkanların bir öğrenci icin ne denli kıymetli olduğunun farkındaydım elbette. Farkındaydım ki o dönem pek çok Hukuk Fakültesi arasından, Yeditepe Üniversitesi'ni tercih etmiştim. Bu imkanların yanında, yalnızca bir hususun ne denli paha biçilemez, ne denli önemli olduğunun farkında değilmişim o zamanlar ki değerini bugün anlayabiliyorum. O da: İngilizce eğitimi. Almanca kökenli Bahçelievler Anadolu Lisesi mezunu bir öğrenci olarak, Almanca eğitiminin mükemmel olduğu ve dil seviyesine göre öğrencilerin çeşitli sınıflara ayrıldığı, ancak İngilizce'yi, Almanca'nın yanında tali bir dil olarak haftanın 2 saatinin ayrıldığı bir ders olarak görmüştüm. Dolayısıyla bu eşsiz üniversiteye geldiğimde, İngilizce’de en basit, en temel cümleleri bile kuramazken, bu üniversite bana akıcı bir İngilizce’nin yanısıra, paha biçilemez bir hukuk terminolojisi kazandırdı.. Bana Amerika’nın en iyi üniversitelerinden birinde burslu olarak master yapma ve dünyanın pek tanınmış hocalarıyla çalışabilme fırsatı kazandırdı. Peki bu nasıl oldu?

Yeditepe Üniversitesi öncelikle fakültedeki eğitimden önce, öğrencilerini İngilizce seviyelerine göre hazırlık sınıflarında sınıflandırır. Buna göre İngilizce seviyesi belli bir yeterliliğin üzerinde olan öğrenciler, Proficiency olarak bilinen hazırlık atlama sınavını geçerek doğrudan fakülte eğitimine başlayabilirler. Ancak bu seviyenin altında kalan öğrenciler, İngilizce seviyelerine göre 3 kurdan birine yerleştirilir ve burada, üniversiteye yerleştirildiği program türüne göre, sosyal ya da sayısal sınıflarda temel ingilizce eğitimini alır. Kur atlama sınavlarıyla tamamlanan hazırlığın ardından fakülteye başlayan hukuk öğrencisi, klasik bir hukuk eğitiminin yanısıra İngilizce olmak üzere çeşitli hukuk derslerini de almak zorundadır. Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Türkiye'deki hangi hukuk fakültesi ile karşılaştırılırsa karşılaştırılsın, hazırlık dışındaki 4 yıllık yoğun ve etkili ders programıyla, bütün alternatiflerinden belirgin bir biçimde ayrılır. Bu ders programında, klasik bir hukuk fakültesinin sunduğu temel derslere ek olarak, mezununa uluslararası platformda yer alabilmesine imkan veren çeşitli İngilizce dersler sunar. Legal Terminology, Legal Drafting, Introduction to Economics, Advanced English, Introduction to US Law, International Law, Law of Obligations, European Union Law, Comparative Company Law, Common Law of Contracts, Common Law of Torts, Intellectual Property Law, International Commercial Arbitration gibi dersler, ders programlarında zorunlu olarak bulunan ve Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezununu, diğer hukuk fakülteleri mezunlarından ayıran derslere örnek gösterilebilir. Zorunlu olarak verilen bu derslerin yanısıra öğrenciler seçmeli olarak Political Systems, World Trade Organization and International Trade Disputes, Environmental Law, International Criminal Law, Behavioural Studies for Lawyers, Air Law, Gender Law, Legal Debate, Philosophy of Law gibi dersleri de alabilmektedirler.

İngilizce eğitimine ek olarak, Yeditepe size her daim yeni imkanlar sunar.. AMERİKA, söylendiğinde ne kadar büyük bir sözcük, hayali bir ülke gibi gelir insanın kulağına.. Ancak Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okuyorsanız ve size verilen eğitimin hakkını da veriyorsanız, aslında pek de hayali, pek de ulaşılmaz bir ülke değildir. Zira, Yeditepe Üniversitesi’ndeki eğitim hayatım boyunca önce American University Washington College of Law’da yaz okuluna katılmak üzere, mezun olduktan sonra da ilk üçte mezun olmam sebebiyle Pennsylvania State University’de Master yapmak üzere, Amerika’ya iki kez burslu olarak gitme imkanı elde ettim. Yeditepe Üniversitesi başarıyı her daim ödüllendiren bir üniversite olması sebebiyle, yıllar önce belki yalnızca bir hayal olabilecek Amerika’yı ve Amerika’da hukuk eğitimini benim önüme sundu..

Bütün bu imkanlarıyla Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi, geniş ve kaliteli akademik kadrosuyla öğrencisini sadece klasik bir Hukuk Fakültesi mezunu yapmayıp, mezununa hukuk nosyonunun yanısıra; geniş, uluslararası bir vizyon da sunmaktadır.

Unutmayın; Yeditepe bir deryadır ve öğrencisine sunduğu imkanlar, denizdeki balık misali sayılamayacak boyuttadır.. Önemli olan, o fırsatları yakalayabilmek ve değerlendirebilmektir..

Hayattaki en güzel fırsatları ve başarıları yakalayabilmeniz dileğiyle..

Buket Onur Arpacı

01.10.2013