Gün YAZICI

Gün YAZICI

Tercih Edilen Üniversite: Dönüm Noktası

İnsanların oluşturduğu toplum, mutlaka bir düzene dayanmalıdır. Hukuk düzeni bulunmayan bir toplum düşünmek imkânsızdır.  Bu düzenin temelini de hukuk kuralları oluşturur. Bu kuralları koyma, uygulama ve savunma konusunda söz sahibi olmak, bunların bir parçası olmak isteyen hukuk fakültesini tercih etme aşamasında olan arkadaşlarıma tavsiyem; tercih edecekleri üniversite konusunda hassas olmaları ve bu konuda kapsamlı bir araştırma sonucunda kararlarını vermeleri olacaktır.

Üniversiteyi tercih edecek pek çok arkadaşımızın kafasını kurcalayan bir soru  “Mezun olduğum üniversite önemli mi?” olacaktır. 

Bu soruya cevap vermek adına edindiğim deneyimler çerçevesinde şu gibi düşünceler ile karşılaştım: Bu konuda  “önemli olan kendini geliştirmek”,  iş hayatı ile okul çok farklı, önemli olan iş hayatındaki deneyimlerin” Ben bu düşüncelerden yola çıkarak bir şeyler söylemek isterim. Bence mezun olduğunuz üniversite önemli, hem de çok önemli!

İlk olarak; her ne kadar üniversitede aldığımız eğitimlerin iş hayatımız için yetersiz ve gereksiz olduğu,  asıl olanın iş hayatında uygulama da kazandıklarımız düşüncesi hâkim olsa da; bu düşünceye katıldığım söylenemez. Üniversiteler de teorik bilgiler edinilmekte, bunu uygulamada kullanmamız beklenmektedir. Edindiğimiz bu birikimlerin gereksiz olduğunu söylemek ve asıl olan uygulama olduğu düşüncesinde olmak; ancak avukat ile icra takip elemanını farksız görme ile aynı nitelik taşımaktadır.

Üniversitelerin hukuk fakültelerinde; bizlere hukukçu bakış açısı kazandırılmakta, olayları ve insanlığın varoluşundan günümüze süre gelen kuralları, teoremleri öğretme ve yorumlama gücü kazandırılmaktadır. Bu açıdan bakıldığında avukatı veya hukukçuyu icra takip elemanından ayıran onun üniversitede almış olduğu eğitimdir. Yapılacak işin veya takibin nasıl yapıldığının ve nelerin yapılması gerektiğinin sorulması halinde icra takip elemanı da cevap verebilir. Avukat veya hukukçu ise söz konusu işin nedenine inen bir bakış açısı sergilemektedir. Normal hayatta belki de kime sorulursa nasıl sorusuna cevap verilebilinir fakat neden sorusuna verilecek cevaplar hukukçunun almış olduğu eğitim sonucu kendini gösterir.  Açıklanan nedenlerle üniversite eğitimi, alınmış olunan eğitim ve birikimin farkında olmayanların iddialarının aksine, kişinin iş ve sosyal hayatında çok önemli bir yer teşkil etmektedir. Bunu gerçekleştirebilmek için, arkadaşlarımız eğitim konusunda kendilerini tatmin edecek ve donanımlı bir şekilde iş hayatına atılmalarını sağlayacak bir üniversiteyi tercih etme konusunda hassas olmaları ve tercih edecekleri üniversitenin hakkını vererek mezun olmaları tavsiyesinde bulunabilirim.

Bu noktada iyi bir üniversite tercihinde bizlerin kriterleri neler olmalı, yani iyi bir üniversitede bulunması gereken özelliklerin neler olmalıdır;

İlk olarak tercih edeceğimiz üniversitenin bulunduğu şehirdir. İstanbul gibi büyük şehirler daha az gelişmiş şehirlerle kıyaslandığında çok önemli avantajlara sahiptir. Mezun olduğum üniversite olan Yeditepe Üniversitesi’nin İstanbul’da olması dolayısıyla çok farklı imkanlara sahip oldum. Bunlara birkaç örnek vermek gerekirse; birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir şehir olması dolayısıyla gezilecek, ziyaret edilecek çok fazla tarihi yerlerin olması, birçok kurum ve kuruluşun düzenlemiş olduğu seminerlere katılma olanağı, mesleki kursların çeşitliliği, avukat olacaklar için Türkiye’nin birçok ünlü avukatlık bürolarının İstanbul’da olması dolayısıyla bu gibi yerlerde staj yapma olanağına sahip olunma, hakim ve savcı olmak isteyen arkadaşlarımız için Dünyanın ve Avrupa’nın en büyük adalet saraylarının İstanbul’da yer alması dolayısıyla bu yerleri her daim gezme ve bilgi edinme imkanlarına sahip olunma gibi bir çok örnek verilebilir. Bu konuda Yeditepe Üniversitesi’nde okumuş olmam bunları yapma fırsatı verdi.

İkinci kriter üniversitelerin müfredatları konusudur. Her ne kadar öğrencilik yıllarımızda bürünmüş olduğumuz psikoloji dolayısıyla ders çeşitliliği ne kadar az olursa o kadar iyi ve rahat edeceğimizi düşünsek de bu konuda ciddi yanılgıya düşmüş oluyoruz, bunu mezun olduğumuzda çok daha iyi anlıyoruz. Bu konuda mezun olduğun üniversite diğer üniversitelerin müfredatları ile karşılaştırılamayacak derece de daha fazla ders çeşitliliğine sahip olduğunu söyleyebilirim. Üniversite yıllarımda bu konudan şikayetçi olduğum ve Dekanımız Haluk Hocaya bunu her karşılaştığımızda söylediğim de bana“şimdi şikayet ediyorsunuz ama mezun olduğunuzda iş hayatında sizleri diğer mezunlardan farklı kıldığını ve daha iyi pozisyonlara getirdiğini görünce bu konudaki haklılığımızı göreceksiniz” demesini şimdi bir hakim adayı olarak çok daha iyi anlıyorum.

Üniversitem bu konuda öne çıkan ve kendini ispatlamış bir konuma sahip. Yeditepe Üniversitesi’nin mesleki dersler, alan dersleri, yabancı dil dersleri ve seçmeli derslerin bir çoğu diğer üniversiteler de ya hiç yok ya da oldukça kısıtlı ve yüzeysel bir şekilde verilmekte. Mezun olduğum üniversitemde özellikle yabancı dilde verilen derslerin ne kadar önemli olduğunu, mezun olduğumda devlet ve diğer vakıf üniversitelerinden mezun olan arkadaşlarımızla karşılaştığımızda ve bu konuda konuştuğumuzda ne kadar avantajlı bir konuma sahip olduğumuzun farkına vardım. Özellikle Avrupa hukuku, Uluslararası hukuk, Rekabet hukuku, Marka ve Patent hukuku, Amerikan hukuku gibi derslerin İngilizce okutulması bizleri özel ve kamu sektöründe tercih edilen bir pozisyona getirdi. Ayrıca iş hayatında kolaylık sağlaması amacıyla okutulan uygulamalı derslerin çeşitliliği de diğer üniversitelere oranla oldukça fazla. Bunlardan Ceza Hukuku Uygulamaları veya Özel Hukuk Uygulamaları gibi dersler gerek teorik bilgilerimizin pekişmesinde gerekse iş hayatında karşılaşacağımız örnekleri somut bir şekilde daha üniversite yıllarında görme fırsatı verme olanağı sağladı.

Üçüncü kriter üniversitenin sahip olduğu imkanlardır. Bu konuda şanslı olduğum söylenebilir. Çünkü üniversitem bu konuda oldukça iddialı bir konumda yer almakta. Örneğin uygulamayı bire bir görmek ve uygulamada sıkıntı yaşanmaması adına üniversitemizde sanal mahkemenin olması, zengin ve ders çalışma olanağı sağlayan bir kütüphanemizin olması, spor salonu, tenis, basketbol, futbol sahası gibi sosyal aktivitelerimizi gerçekleştireceğimiz alanların olması, bu imkânlardan beni en çok cezbeden kampüsün kalabalık ve trafikten arındırılmış ormanın içinde yer alan yeşil dokusu ve Selçuklu mimarisinden esinlenmiş olması gibi olanaklara sahip olmasıdır.

Üniversitenin eğitim kalitesi ve tercih edilmesinde önemli faktörlerden biri de akademik kadrodur. Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi akademik kadro olarak gerek yurt içinde gerekse yurt dışında akademik kariyere sahip değerli akademisyenlerden kurulu bir üniversite. Özellikle Medeni hukuk, Borçlar hukuku, Ticaret hukuku, Ceza hukuku, Avrupa hukuku, Uluslararası hukuk gibi alanlarda uluslararası üne sahip değerli hocalarımızdan ders aldığım için kendimi şanslı hissediyor bunun avantajlarını mezun olduktan sonra görmekteyim.

Yeditepe Üniversitesi’nde ayrıca fakülte eğitimi devam ederken üniversitenin sağladığı olanaklarla yur tdışında çeşitli üniversitelerde Öğrenci Değişim Programı ile eğitim görülmekte, yaz okulu kapsamındaAmerican University Washington College of Law gibi dünyaca ünlü üniversitelerde yaz okuluna katılabilinmekte, böylelikle farklı ülkelerin eğitim, kültür ve sosyal yaşamı hakkında bilgi sahibi olma fırsatı yakalanmaktadır. Ayrıca benim de katıldığım üniversitemiz, TOBB ve İktisadi Kalkınma Vakfı işbirliğinde yaz aylarında gerçekleştirilen ve Avrupa Üniversitelerinde ders veren hocalar ve Avrupa Adalet Divanı Yargıçlarının katılımıyla gerçekleştirilen Avrupa Birliği’ne yönelik sertifika programı gibi olanaklardan yararlanma fırsatı vermektedir.

Toplumun bir kesimi tarafından özel üniversite de okuyan öğrencilerin burslarının derslerinin kötüye gitmesi halinde anında kesilebileceği, bu yüzden tercih edilmemesi gerektiği kanısı mevcut olsa da bunun hiçbir doğruluk payı bulunmamaktadır. Ben de üniversiteyi tercih aşamasında gerek akrabalarım gerek çevrem tarafından bu yönde ciddi baskılara maruz kalmama rağmen üniversitemizi tercih eden arkadaşlarımdan edindiğim bilgiler doğrultusunda bunun doğru olmadığını ve herhangi bir mağduriyet yaşamayacağımı söylemeleri ile gönül rahatlığı ile tercihte bulundum.

Ayrıca başka bir yanlış anlayışta özel üniversitelere karşı anlamsız bir ön yargının günümüzde mevcut olmasıdır. Kendi açımdan örnek vermek gerekirse, özel üniversitelerde hakim veya savcı olmanın çok zor olduğu, sınavı kazansak bile mülakat aşamasında eleneceğimiz düşüncesi hakimdi. Geçmişte üniversitemizden çok sayıda hakim ve savcı arkadaşımız çıktığı gibi benim dönemimde de bu tekrarlandı.

Saydığım kriterler dolayısıyla mezun olduğum üniversitemin avantajlarını ve artılarını gerek üniversite yıllarımda gerekse mezun olduktan sonra iş hayatına yeni atılmış olmama rağmen ciddi şekilde hissetmekteyim.

Sonuç olarak üniversite tercih aşamasında olan arkadaşlarıma az da olsa üniversite tercihinde yardımcı olabilmiş isem kendi adıma mutlu olacağımı, tercihlerini yapmadan önce okumak istedikleri üniversite ve bölüm konusunda ayrıntılı araştırma yapmaları, bu konuda; üniversitelerin müfredatları, derslerin içeriği, yabancı dil eğitimi, yurt dışı olanakları, fakültelerin sunduğu olanaklar gibi kriterleri temel alarak bir tercihte bulunmaları önerisinde bulunabilirim. Yapacağınız tercihlerin şimdiden hayırlı olmasını dilerim.

Son olarak; bende emeği olan herkese teşekkür ederim.

Sevgilerimle,

İdari Hakim Adayı

Gün YAZICI

08.07.2014