• Türkçe
  • English

2017-2016

"Trafikte Haklarım Platformu Projesi" için 24-28 Temmuz 2017 tarihleri arasında Fakültemizin Sanal Mahkeme Salonunda video çekimleri gerçekleştirildi. Trafikte Haklarım Derneği tarafından yürütülen Trafikte Haklarım Platformu Projesi, trafik mağdurlarına hukuk (ceza, tazminat hukuku, emsal yargıtay kararları, sözlük, dilekçe taslakları) ,engelli hakları ve psikoloji alanında uzman video anlatımlarıyla haklarını öğrenmelerini sağlamayı amaçlamaktadır. Projenin hukuka dair önemli bir kısmı Medeni Hukuku Anabilim Dalı öğretim üyemiz Doç. Dr. Melek Bilgin Yüce ve araştırma görevlilerimizden Aslı Börek, Eşref Barış Börekçi, Ece Cağlayan Candelen, Tayanç Tunca Molla, Asım Alperen Koruk, Seda Kökgör, Oğuz Vuraloğlu, Buket Onur Arpacı, Serhat Özkan, Duygu Kulaç ve Dilek Karademir'in katılımıyla gerçekleşmiştir. (Projeye ilişkin ayrıntılı bilgi ve videolar için bkz: http://www.trafiktehaklarim.org/kategori/trafikte-haklarim-platformu-projesi)

 


ABD’de 300’den fazla hukuk fakültesini bünyesinde toplayan AALS-Amerikan Hukuk Fakülteleri Birliği’nin 3-7 Ocak 2017 tarihleri arasında ABD’nin San Francisco kentinde gerçekleştirilecek 111. Yıllık Toplantısı’na davet edilen Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı ve 2013/2014 ELFA-Avrupa Hukuk Fakülteler Birliği Başkanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, “Hukukun Üstünlüğü ve Avrupa’da Hukuk Eğitimini Etkileyen Güncel Konular” konusunda düzenlenen panelde konuşma yapacak.

Panelde Prof. Kabaalioğlu ile birlikte, AALS Eski Başkanı ve Kaliforniya Üniversitesi, Hastings Hukuk Fakültesi Önceki Dekanı Prof. Leo Martinez, Madrid Carlos III Üniversitesi Hukuk Fakültesi Eski Dekanı Prof. Manuel Angel Bermejo Castrillo, Özerk Barselona Üniversitesi Hukuk Fakültesi Önceki Dekanı Prof. José María de Dios Marcer, Groningen Üniversitesi Hukuk Fakültesi AB Hukuku Profesörü Prof. Laurence Gormley, Brno Masaryk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı Věra Kalvodová ve Bucerius Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Prof. Karsten Thorn yer alacak.

Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, bu yıl da olduğu gibi, 2015 ve 2016 yıllarında da düzenlenen AALS Yıllık Toplantılarına Türkiye’den konuşmacı olarak davet edilen tek akademisyen olmuştu.

AALS 2017 Yıllık Toplantısı Broşürü için tıklayınız.

1-5 Ocak 2015 tarihlerinde Washington, D.C.’de gerçekleştirilen yıllık toplantıda Prof. Kabaalioğlu 4 farklı oturumda konuşma yapmıştı. Ayrıca, 500’ün üzerinde katılımcıya da ELFA-Avrupa Hukuk Fakülteler Birliği Başkanı sıfatıyla bir konuşma yapmış ve katılımcıları Nisan 2015 tarihinde Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde gerçekleştirilecek 20. ELFA Olağan Genel Kurul Toplantısı ve Konferans Programı’na davet etmişti. O dönemin AALS Başkanı Prof. Blake D. Morant da toplantıya katılan yabancı hukukçular onuruna vermiş olduğu resepsiyonda tüm Amerikalı ve yabancı hukukçuları bu önemli toplantıya ayrıca davet etmişti.

AALS 2015 Yıllık Toplantısı Programı ve Broşürü için tıklayınız

AALS 2015 Yıllık Toplantısına ilişkin bazı görseller:

Securities and Exchange Commission (SEC) Başkanı Mary Jo White konuşmasını yaparken.

AALS Başkanı Prof. Rodriguez Yale Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Robert C. Post’u takdim ediyor.

Prof. Dr. Kabaalioğlu’nun başkanlığı döneminde ELFA yeni bir vizyon ve yapılanmaya giderek (affiliate membership option) Avrupa sınırları dışında daha etkin bir varlık kazanmış, 6 aydan daha kısa bir sürede Avrupa ülkeleri ve özellikle ABD, Çin, Rusya, Pakistan, Meksika, Bahreyn ve Avusturalya da dahil olmak üzere pek çok farklı ülkeden 60’ın üzerinde yeni üyelik başvurusu almış ve 16-19 Nisan 2015 tarihleri arasında Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde 38 ülkeden 250’den fazla hukuk fakültesi dekanı, hukuk profesörü, üst düzey yönetici, diplomat ve bürokratın katılımı ile gerçekleşen 20. ELFA Olağan Genel Kurul Toplantısı ve “Hukuk Fakülteleri Yol Ayrımında” Konferans Programı’nı ELFA tarihinde görülmemiş rekor bir katılım ile tamamlanmıştı.

ELFA 2015 Olağan Genel Kurul Toplantısı ve “Hukuk Fakülteleri Yol Ayrımında” Konferans Programı’nın ProgramELFA Broşür ve Görsellerine ulaşmak için tıklayınız. Ayrıca programın açılış oturumunu izlemek için tıklayınız.

ELFA 20. Yıl Olağan Genel Kurul Toplantısı

Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu ELFA Açılış Panelini yönetirken

Konuşmacılar (soldan sağa): Batı Avustralya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Erika J. Techera, Lüksemburg Üniversitesi ve Avrupa Birliği Genel Mahkeme Başkanı Sayın Marc Jaeger, Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı ve ELFA Başkanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, Peking Üniversitesi Uluslararası Hukuk Fakültesi’nin Amerikalı Dekanı Prof. Phlip McConnaughay, Kaliforniya Üniversitesi Hastings Hukuk Fakültesi eski Dekanı ve Amerikan Hukuk Fakülteleri Birliği (AALS) eski Başkanı Prof. Leo Martinez, Rusya’nın en prestijli üniversitelerinden Kazan Federal Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Ilsur Salikhov

İSTEK Vakfı ve Yeditepe Üniversitesi Kurucusu Sn. Bedrettin Dalan ve Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu ELFA Açılış Resepsiyonunda

6-10 Ocak 2016 tarihlerinde New York’ta düzenlenen AALS Yıllık Toplantısı’nda ise Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, “Uluslararası Düzeyde Hukuk Fakülteleri Arasında İşbirliği Modelleri” konusunda düzenlenen panelde konuşmuştu. 2016 yılındaki toplantıda açıklama yapan üst düzey bir AALS yetkisi, Yeditepe Hukuk Fakültesi Dekanı’nın davet edilme sebebinin, ABD dışındaki hukuk fakülteleri arasında Yeditepe Hukuk’un çok sayıda ve kapsamlı uluslararası işbirliğine sahip olması ve bunun göz ardı edilememesi olduğunu belirtmiş ve Prof. Kabaalioğlu’nun ELFA başkanlığı döneminde de aynı başarıyı kısa süre içerisinde bu uluslararası kuruma yansımasının da şaşırtıcı olmadığını sözlerine eklemişti.

AALS 2016 Yıllık Toplantısı Programı ve Broşürü için tıklayınız.

AALS 2016 Yıllık Toplantısına ilişkin bazı görseller:

Soldan Sağa: Prof. Dr. George Edwards (Indiana Üniversitesi McKinney Hukuk Fakültesi – ABD), Sn. Robin Lerner (ABD Dış İşleri Bakanı Yardımcısı), Prof. Dr. Jeffrey Thomas (Missouri Üniversitesi Hukuk Fakültesi – Kansas City – ABD), Prof. Dr. Haluk Kabaalioglu (Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı – Türkiye), Prof. Dr. Fernando Villarreal Gonda (Monterrey Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı – Meksika)

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu AALS 2016 Yıllık Toplantısında Konuşmasını Yaparken

New York City Belediye Başkanı Sn. Michael Bloomberg ve Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu

2016 AALS Yıllık Toplantısı’na ilişkin olarak Türk basınında çıkmış haberler için tıklayınız: SözcüBarotürk

100’ün üzerinde Erasmus anlaşması ile Avrupa hukuk fakülteleri arasında en önde yer alan, her yıl yaklaşık 95 yabancı Erasmus öğrencisini kabul eden, Avrupa dışında da özellikle ABD, Çin ve Rusya’daki hukuk fakülteleri ile birçok işbirliği anlaşmalarına sahip olan Yeditepe Hukuk, aynı zamanda her sene düzenlediği ve en az 100 katılımcıya ev sahipliği yaptığı pek çok uluslararası toplantıları ile uluslararası hukuk akademik camiası ve işbirliği kurumlarının dikkatini üzerinde toplamaktadır.

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin imzalamış olduğu uluslararası işbirliği ve Erasmus anlaşmalarının listesi için tıklayınız.

2015-2016 yılı Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi broşürü için tıklayınız.


Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu kurucu müdürü olduğu Marmara Üniversitesi AB Enstitüsü’nde yüksek lisans ve doktora öğrencilerine bir konferans verdi.

Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu 1987′de kurucu müdürlüğüne atandığı ve 1995 yılında Lefke Avrupa Üniversitesi rektörlük görevine atanmasına kadar müdürlüğü yaptığı Marmara Üniversitesi Avrupa Birliği (eski adıyla Avrupa Topluluğu) Enstitüsü’nde yüksek lisans ve doktora öğrencilerine bir konferans verdi.

Daha önce 27 Mart 2009 tarihinde Marmara Üniversitesi Avrupa Birliği Enstitüsü’nde yapılan bir törenle Enstitü Kütüphanesine Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu’nun adı verilmişti. Eski enstitü binasının yıkılıp, enstitü kütüphanesinin merkez kütüphaneye taşınmasından sonra yeni binada bir sınıfa Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu Dersliği adı verildi.

Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu Marmara Üniversitesi AB Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Muzaffer Dartan ile beraber.

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu’nun Gümrük Birliği’ne ilişkin değerlendirmelerinin yer aldığı Sn. Osman Arolat’ın Dünya Gazetesi’ndeki 23.12.2016 tarihli köşe yazısı


Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Deniz Ticareti ve Sigorta Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bülent Sözer, Atina’da düzenlenen 9. Uluslararası Deniz Ticareti Hukuku Konferansı’nda (9th International Conference of Maritime Law) tebliğ sundu.

Geçtiğimiz yıl İstanbul’da toplanan Comité Maritime International’ın Kollokyum ve Assamble’sinin organizasyon komitesi başkanlığını yapmış olan Yrd. Doç. Dr. Bülent Sözer; Pire, Washington, New York, Swansea ve diğer birçok merkezde Deniz Ticareti Hukuku’nun çeşitli konularında konferanslar vermiştir.

Fakültemiz Dekanı Dr. Kabaalioğlu’nun da “hocası” olan Dr. iur. Bülent Sözer, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden ayrıldıktan sonra Türk Hava Yolları ve Superonline başta olmak üzere çeşitli özel sektör kuruluşlarında hukuk müşavirliği yapmıştır. Değerli hocamız Prof. Dr. Rayegan Kender gibi Deniz Ticareti ve Sigorta Hukuku anabilim dalının duayeni olan Dr. iur. Bülent Sözer, Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde verdiği derslerde engin deneyimlerini öğrencilerle paylaşmaktadır.

Dr. iur. Bülent Sözer’in özgeçmişi için tıklayınız.

2015 yılında İstanbul’da düzenlenen Comité Maritime International’ın Kollokyum ve Assamble organizasyonunun web sayfasına ulaşmak için tıklayınız.

 


Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Jean Monnet AB Hukuku Profesörü Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, Maastricht Üniversitesi Hukuk Fakültesi Doktora Jürisinde

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı ve Jean Monnet AB Hukuku Profesörü Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, Prof. Dr. Hildegard Schneider (Maastricht Üniversitesi AB Hukuku Profesörü) ve Dr. Kristel De Smedt (Maastricht Üniversitesi Hukuk Metodolojisi ve Kurumları Bölümü Öğretim Üyesi) danışmanlığında yürütülen “Customs & Excellence: A comparative approach on administrative and regulatory compliance perspectives of the EU-Turkey customs union” konulu doktora tezinin savunma toplantısına jüri üyesi olarak katıldı.

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı ve Jean Monnet AB Hukuku Profesörü Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu

19 Aralık 2016 tarihinde Maastricht Üniversitesi’nde yapılan doktora tezi savunma toplantısı jürisinde Prof. Dr. Kabaalioğlu ile beraber, Prof. Dr. Michael G. Faure (Maasricht Üniversitesi Karşılaştırmalı ve Uluslararası Çevre Hukuku Profesörü), Prof. Dr. Phedon Nicolaides (Maasricht Üniversitesi Ekonomi Hukuku ve Yönetimi Profesörü) ve Prof. Dr. Hans-Michael Wolffgang (Westfalische Wilhelms Üniversitesi – Münster Vergi Hukuku Profesörü) de yer aldı.

Doktora Tezi Savunma Toplantısı

Ayrıca Prof. Dr. R. de Groot (Maastricht Üniversitesi Pro-Rektörü), Prof. Dr. Vilenas Vadapalas (Avrupa Birliği Adalet Divanı Emekli Hakimi ve Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Eski Öğretim Üyesi) ve Prof. Dr. Melissa Siegel (Maastrich Üniversitesi Göç Çalışmaları Profesörü) de toplantıya katılım göstermişlerdir.

Avrupa Birliği Adalet Divanı Emekli Hakimi ve Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Eski Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vilenas Vadapalas


Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Özel Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nuray Ekşi, Yeditepe Hukuk öğrencilerini, İsviçre Federal Mahkemesi, Spor Tahkim Mahkemesi (CAS), BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), Dünya Ticaret Örgütü (WTO) ve UEFA gibi kurumları kapsayan eğitim gezisine götürdü.

Spor Tahkim Mahkemesi (CAS)

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Özel Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nuray Ekşi, Yeditepe Hukuk öğrencilerini, İsviçre Federal Mahkemesi, Spor Tahkim Mahkemesi (CAS), BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), Dünya Ticaret Örgütü (WTO) ve UEFA gibi kurumları kapsayan eğitim gezisine götürdü.

Dünya Ticaret Örgütü (WTO)

Üniversitemizin hukuk yüksek lisans derslerinden “Spor Tahkim Hukuku” dersini alan öğrencilerimiz, hocaları Prof. Dr. Nuray Ekşi’nin düzenlediği inceleme gezisinde İsviçre’de önde gelen uluslararası kurumları ve tarihi mekanları gezdiler.

Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA)

Türk Boğazlarının hukuki statüsünü belirleyen 1936 tarihli Montrö Sözleşmesi’nin imzalandığı salondan, ülkemizin temellerinin atıldığı Lozan Antlaşması’nın görüşüldüğü ve imzalandığı tarihi mekanları gezen öğrencilerimiz, ayrıca İsviçre Federal Mahkemesi, Spor Tahkim Mahkemesi (CAS), UEFA, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), İsviçre Ticaret Odası, Dünya Ticaret Örgütü (WTO), Lalive Hukuk Bürosu ve Cenevre’deki Başkonsolosluğumuza ziyarette bulundular.

Türkiye Cumhuriyeti Cenevre Başkonsolosluğu

Belirtilen kurumlarda yetkililer tarafından öğrencilerimize kapsamlı sunumlar yapılmış, Cenevre’deki Başkonsolosluğumuzda Saygıdeğer Başkonsolos Sn. Hüseyin Barbaros Dicle tarafından ağırlandıktan sonra İstanbul’a dönüş yapılmıştır.

SFT

Programa katılan öğrenciler her yönü ile son derece yararlı olan bu geziyi düzenleyen Prof. Dr. Nuray Ekşi’ye müteşekkir olduklarını belirtmişlerdir.


Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileri dört gün boyunca İtalya’nın Roma kentinde Roma Hukuku dersi gördü. 

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Roma Hukuku Öğretim Üyesi Prof. Dr. Diler Tamer 50 öğrencisini Roma’ ya götürdü.

Prof. Dr. Tamer, Roma’da gerçekleştirilen seminerler hakkında şunları söyledi: “ ’Antik Çağa Yolculuk’ gezimizde, çağdaş Borçlar ve Medeni Hukukunun temel prensiplerini geliştiren Roma’nın yaşam alanları (Senatus, Comitia, Forum Romanum ve diğer yerler) ziyaret edilerek, bireye değer veren, tarım ve ticaretin gereksinimlerini akılcı yasal çözümlerle karşılarken sağlam bir hukuki yapının ortaya çıkmasını sağlayan Roma’nın, güç ve becerilerini yansıtan eserler ziyaret edilerek gerekli bilgileri kapsayan seminerler verdik”.

Öğrenci Temsilcisi Onur Deryan da “Hocamız dört gün boyunca Roma’da tüm önemli kurumların bulunduğu yerlerde gerçekleştirdiği seminerlerde Roma Hukukunu anlamamızı kolaylaştırdı. Hocamız daha önce de Iustinianus Kodu’nun kaleme alındığı Sultanahmet’e düzenlediği gezide yaşadığımız kentte de Roma Hukukunu yerinde yaşamamızı sağladı” dedi.


Yeditepe Hukuk Dekanı Macau Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde

Yeditepe Hukuk Dekanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu’nun Seminer Duyurusu

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, Universidade de Macau Hukuk Fakültesi’nin “European Union Academic Programme” çerçevesinde  14 Aralık 2016 günü “The European Union and Turkey” konulu bir seminer verdi. Visiting Speakers’ Seminar Series çerçevesinde kalabalık bir öğrenci ve öğretim üyesinden oluşan dinleyicilerin sorularını da yanıtlayan Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, Türk Anayasası’nın birçok ayrıntılı hükmünü bilen öğrencileri kutladı.

Yeditepe Hukuk Dekanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu

Merkez müdürü Prof. Paulo Canelas de Castro, uzun süre ECSA-European Community Studies Association’da birlikte çalıştıkları Prof. Kabaalioğlu’nu Macau’da görmekten duyduğu memnuniyeti ifade ederek iki üniversite arasındaki işbirliğinin genişletilmesini istedi.

 

Ayrıca Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu’nun konuşmasını izleyen TDM-Teledifusao de Macau SA İngilizce Haber Bülteni Muhabiri Sn. Camille Bersola, program sonrasında Prof. Kabaalioğlu ile bir mülakat gerçekleştirmiştir.

Macau Üniversitesi kampüsüne ilişkin bazı görseller:


Hukuk Fakültesi Dekanı, Peking University School of Transnational Law’da

Peking University, School of Transnational Law

Dünya’nın önde gelen üniversite değerlendirme kuruluşlarından The Times Higher Education’ın araştırmasına göre, Çin’in 1 inci, Asya’nın 2 inci ve dünya sıralamasında 29 uncu olan Peking Üniversitesi tarafından Çin’in güneyinde Schenzen’de kurulan School of Transnational Law dekanı Prof. Philip McConnaughay’in davetine icabet eden Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, Amerikan Hukuk Fakültelerinde üç yılda alınan Juris Doctor diploması yanında Çin’in Juris Master diplomalarını veren School of Transnational Law öğrenci ve öğretim üyelerine “Türkiye’deki Son Gelişmeler ve Türkiye-AB İlişkileri” konusunda bir seminer verdi. Çinli profesörlerin yanında fakültenin Amerika ve Avrupa’dan gelen öğretim üyelerinden oluşan bir topluluğa konuşan Prof. Kabaalioğlu soruları yanıtladı.

Peking University School of Transnational Law Dekanı Prof. Philip McConnaughay

2 yıl PennState the Dickinson School of Law dekanlığını yapan Prof. Philip McConnaughay, PennState’in US Law and Advocacy konulu Yaz Okulu Programını iki yıl boyunca Yeditepe Hukuk Fakültesi’nde gerçekleştirmiş ve PennState’den gelen çok sayıda öğretim üyesi Yeditepe’de dersler vermişti. PennState dekanı aynı zamanda Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde beş araştırma görevlisine yüksek lisans bursu vermiş ve her biri LL.M. Master of Laws diploması alarak üniversitemize dönmüştü.

Bu kez de Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile Peking Üniversitesi School of Transnational Law arasında kapsamlı bir işbirliği anlaşması yapılması için mutabakata varılmış bulunuyor.

Peking University School of Transnational Law Broşürü


Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu Çin Halk Cumhuriyeti Kunming kentinde toplanan Konfüçyüs Enstitüleri Genel Kurul Toplantısı’na katıldı.

Genel Kurul Toplantı Salonu

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, üç yıl önce Çin’in Tianjin kentinde bulunan Nankai Üniversitesi’nde dersler vermiş ve İstanbul’da, Yeditepe Üniversitesi’nde bir Konfüçyüs Enstitüsü kurulması amacıyla girişimlerde bulunmuştu. Bu girişimin ardından Yeditepe Üniversitesi tarafından, Yeditepe Üniversitesi Eski Rektörü Prof. Dr. Nurcan Baç’ın da temsil heyetine katıldığı ve NASA bünyesinde gerçekleştirdiği deneyler ve diğer çalışmaları hakkında bilgi verdiği, bir başka ziyaret daha Çin’e gerçekleştirilmiştir. Bu ziyaretten sonra Çin’in en önemli üniversitelerinden biri olan Nankai Üniversitesi Rektörü ve beraberindeki heyetler de Yeditepe Üniversitesi’ne değişik tarihlerde ziyaretlerde bulunmuştur.

Sn. Chen Baosheng, Eğitim Bakanı, Konfüçyüs Enstitüsü Konsey Başkan Yardımcısı

Madam Liu Yandong Devlet Konseyi Başbakan Yardımcısı, Konfüçyüs Enstitüsü Merkez Konsey Başkanı

Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu ve Nankei Üniversitesi’nde kısa bir süre sonra Rektörlük görevini üstlenecek olan Prof. Dr. Chun-Hua Yan

(Prof. Dr. Chun-Hua, – Nankei University Vice Chancellor, Cheng Kong Professor of Chemistry, Member of Chinese Academy of Sciences, Fellow of Academy of Sciences for the Developing World)

Geçtiğimiz yıl  Beijing’de Hanman Konfüçyüs Enstitüleri Merkezi’nde imzalanan bir anlaşma ile Konfüçyüs Enstitüsü kurulması kararlaştırmıştı. Resmi açılışı yakında gerçekleştirilecek olan Konfüçyüs Enstitüsü’nde görevli olan Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Sn. Weili de uzun süredir Yeditepe Üniversitesi’nde Çince dersleri vermektedir.

Kunming’de 140’tan fazla ülkeden 500 civarında Konfüçyüs Enstitüsü sorumlusunun katıldığı Genel Kurul Toplantısı’nda Çin Eğitim Bakanı Yardımcısı, Kunming yetkilileri ve pek çok üst düzey konuşmacı açıklamalarda bulunmuştur.

Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu ayrıca 14 Aralık 2016 tarihinde Macau Üniversitesi’nde bir seminer vemiştir.

Bir dünya devi olan Çin’de artarak kendini gösteren teknolojik gelişmeler ve Çin üniversitelerinin yapmakta olduğu büyük atılımlar, halihazırda mevcut gelişmeleri yakından takip eden Yeditepe Üniversitesi’nin bu ülkeye önem vermesi gerektiğini göstermekte ve bu bilinçle gerekli çalışmalar üniversite bünyesinde hızla devam etmektedir. Bu sebeple dünyanın en büyük ticari güçlerinden biri olan Çin ile ilgili olarak hukuk, uluslararası ilişkiler, iktisat ve işletme öğrencileri başta olmak üzere bağlantılı tüm branşlarındaki öğrenciler, idari ve akademik kadrolar tarafından konu üzerinde hassasiyet gösterilmesi ve ciddi çalışmalar yapılması gerektiği açıktır.


Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin girişimleri ve Çin’in en önemli üniversitelerinden biri olan Nankai Ünivresitesi’nin işbirliği ile Yeditepe Üniversitesi Konfüçyüs Enstitüsü Programları çerçevesinde üniversitemizi ziyaret eden ve bir konferans veren Nankai Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zhaoying HAN hakkında Milliyet Gazetesi’nde çıkan makale.

Haber sayfasını pdf olarak indirmek için tıklayınız.

Prof. Dr. Zhaoying HAN’ın konuşmacı olduğu konferansın afişi:


Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu başkanlığında Brüksel’de gerçekleştirilen “Türkiye-AB Sivil Toplum Buluşmaları”

29 Kasım 2016’da Avrupa Bakanlığı tarafından düzenlenen “Türkiye-AB Sivil Toplum Buluşmaları”na AB kanadından European Policy Center Yöneticisi ve Başekonomisti Fabian Zuleeg, European Neighbourhood Council Direktörü Samuel Doveri Vesterbye, Egmont Enstitüsü’nde Senior Associate Fellow görevinde bulunan AB’nin eski Moskova ve Kahire Büyükelçisi Marc Franco, Ghent Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi ve önemli bir düşünce kuruluşunun başkanı olan Prof. Dr. Marc De Vos, the German Marshall Fund Brüksel Ofisi Transatlantik Merkezi Direktörü Ian Lesser, Friends of Europe Geopolitics Direktörü Shada Islam, Bruegel Brüksel Ofisi Direktörü Guntram B. Wolff, ULB Universite Libré de Bruxelles öğretim üyesi Seda Gürkan, Türkiye tarafından ise TEPAV Başkanı ve TOBB Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Güven Sak, Kemerburgaz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Çağrı Erhan, İktisadi Kalkınma Vakfı Genel Sekreteri Doç. Dr. Çiğdem Nas, Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sanem Baykal, Hacettepe Üniversitesi’nden Doç. Dr. Murat Erdoğan, Okan Üniversitesi’nden Doç. Dr. Zeynep Alemdar, Kadir Has Üniversitesi’nden Doç. Dr. Sinem Akgül Açıkmeşe ve PODEM’den Can Paker katıldı.

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu’nun yönettiği ve dört saat süren toplantıda yargı bağımsızlığı, basın özgürlüğü gibi konularda eleştiriler yapılırken Türkiye-AB ilişkilerinin önemi de vurgulandı.

İKV Genel Sekreteri Doç. Dr. Çiğdem Nas, AB Bakanı Sn. Ömer Çelik, İKV Başkanı ve Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, İKV önceki Başkanı ve Başkan Yardımcısı, Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, İKV Brüksel temsilcisi Haluk Nuray, Türkiye’nin AB Nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Sn. Selim Yenel

AB Bakanı Ömer Çelik Brüksel’de İKV Ofisini ziyaret etti.

AB Bakanı Sn. Ömer Çelik’in de teşrif ettiği İKV Brüksel Ofisi’nde yapılan toplantıya İKV Başkanı ve Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, İKV önceki Başkanı ve halen Başkan Yardımcısı olan Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, IKV Genel Sekreteri Doç. Dr. Çiğdem katıldı. İKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, İKV hakkında bilgi verirken kendisinin de Haluk Kabaalioğlu’nun kurucusu ve dokuz yıl müdürlüğünü yaptığı AB Enstitüsü’nde AB Ortak Tarım Politikası konusunda doktora çalışmalarını yaptığını anlattı. Kabaalioğlu da yedi yıl süren IKV başkanlığı sırasında atadığı İKV Genel Sekreteri Doç. Dr. Çiğdem Nas’ın da eski bir öğrencisi olduğunu ve Dr. Nas’ın AB Enstitüsü’nde yüksek lisans ve doktora yaptığını daha sonra London School of Economics’de ikinci yüksek lisansını tamamladığını, çok sayıda kitap ve makalesinin yurt dışında yayınlandığını belirtti.


Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu’nun Türkiye-AB İlişkilerine ilişkin değerlendirmelerinin yer aldığı Sn. Osman Arolat’ın Dünya Gazetesindeki köşe yazısı

Yazının tam metnine ulaşmak için tıklayınız


Sn. Abbas Güçlü’nün Milliyet Gazetesi’nde yer alan köşesinde 5 Haziran 2016 tarihinde yayımladığı Yeditepe Üniversitesi Konuk Öğretim Üyesi Prof. Gibbons hakkındaki yazısı


Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, 30 Mayıs 2016 günü Amsterdam Üniversitesi’nde düzenlenen “Turkey and the EU: Common Interests or Divergent Paths?” seminerini yönetti.

Doelenzaal Salonu

En uzun süre (2007-2014) İktisadi Kalkınma Vakfı Başkanlığı yaptıktan sonra halen başkan yardımcısı olan Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, İktisadi Kalkınma Vakfı ile Amsterdam Centre for European Law and Governance tarafından düzenlenen Türkiye-AB ilişkilerini irdeleyen seminere başkanlık yaptı.

Prof. Dr. Tom Eijsbouts

Amsterdam Üniversitesi Kütüphane Binası Doelenzaal Salonu’nda gerçekleştirilen seminerin açış konuşmalarını İKV Başkanı Yavuz Zeytinoğlu ve Amsterdam ve Leiden Üniversiteleri öğretim üyesi Prof. Dr. Tom Eijsbouts yaptıktan sonra ilk oturumda Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin modernizasyonu ele alındı. 2012-2016 yılları arasında tam zamanlı olarak Yeditepe Hukuk Fakültesi’nde AB Hukuku ve Rekabet Hukuku dersleri veren Avrupa Adalet Divanı eski yargıçlarından Prof. Dr. Vilenas Vadapalas, Amsterdam Üniversitesinden Doç. Dr. Katalin Cseres ve TEPAV Çok Taraflı Ticaret Etüdleri Merkezi müdürü Doç. Dr. Sait Akman tebliğlerini sundular.

Yeditepe Hukuk Fakültesi’nde AB Hukuku ve Rekabet Hukuku dersleri veren Avrupa Adalet Divanı eski yargıçlarından Prof. Dr. Vilenas Vadapalas, Dr. Jim Mathis, Dr . Narin İdris ve Prof. Dr. Tom Eijsbouts

Prof. Dr. A. Schrauwen, Dr. Narin İdris ve Dr. Tom Eijsbouts

“Katılma Müzakereleri ve Ortaklık Rejiminde Son Gelişmeler” konulu oturumda ise Amsterdam Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Profesör Dr. Thomas VanDamme, Adalet Divanı kararlarında Divanı’nın zikzaklar çizdiğini, şimdiye kadar Ortaklık Anlaşmasının “katılma öncesi siyasi bir anlaşma olduğunu ve maddelerin buna göre yorumlanması gerektiğini vurgulayan” Adalet Divanı’nın son kararında bu anlaşmanın “sadece bir ekonomik anlaşma olduğunu” söylemesi ve stand still klozunun uygulanmasında “rule of reason” uygulamasına geçilmesini eleştirdi. Prof. Dr. Ronald van Ooik ve Ankara Üniversitesi ATAUM Müdürü Prof. Dr. Sanem Baykal da konuya ilişkin görüşlerini açıkladı.

Amsterdam Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. van Ooik

Son oturum mülteciler konusuna ayrılmıştı. Prof. Kabaalioğlu, İKV Genel Sekreteri ve Yıldız Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Çiğdem Nas’ı takdim ederken, Nas’ın Robert Kolej ve Boğaziçi Üniversitesi İİBF’den mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi AT Enstitüsü’nde ve daha sonra London School of Economics’de yüksek lisans yaptığını, Çiğdem Nas gibi Doç. Dr. Sait Akman’ın da eski öğrencisi olduğunu belirtti. İKV Başkanı Yavuz Zeytinoğlu da AT Enstitüsü’nde Dr. Kabaalioğlu’nun öğrencisi olduğunu ekledi. Nas’dan sonra Avrupa İçin Demokrasi Vakfı kıdemli danışmanı Dr. Murat Seyrek mülteciler konusunda AB-Türkiye anlaşması’na ilişkin açıklamalarda bulundu.

Ankara Üniversitesi ATAUM Müdürü Prof. Dr. Sanem Baykal, Prof. Dr. van Ooik, Dr. Obrodovic, Dr. Murat Seyrek, Dr. vanDamme


Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı, UAB Barcelona Otonom Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yüksek Lisans Programında ders verdi.

En son araştırmalara göre İspanya’nın en iyi üniversitesi seçilen ve dünyada ilk 125 e giren Barcelona Otonom Üniversitesi resmi davetlisi olarak İspanya’ya giden Dekan Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, Avrupa Enstitüsü’nde Yüksek Lisans öğrencilerine ders verdi. Dersi Barcelona Otonom Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı, aynı üniversite öğretim üyesi ve halen Avrupa Komisyonu Hukuk Servisinde görev yapan Prof. Dr. Blanca Villa, Uluslararası Özel Hukuk kürsü başkanı Prof. Dr. José Maria de Dios Marcer ve diğer öğretim üyeleri de izledi.

Daha sonra RC-Radyo Catalunya’da bir mülakat veren Prof. Haluk Kabaalioğlu, Katalan eyaletinin resmi radyosu olan RC’nin diğer bölümlerini de gezdi. Katalan dilinde yayın yapan ARA isimli bir gazetenin yayın müdürü de Dr. Kabaalioğlu’nu ziyaret ederek Türkiye-AB ilişkileri konusunda görüşlerini aldı.

Konuya ilişkin Barcelona Otonom Üniversitesi’nde yer alan habere ulaşmak için tıklayınız: ENCAT


10. Avrupa Birliği Hukuku Yaz Okulu Programı / 20 Haziran – 1 Temmuz 2016

Büyük görsel için resme tıklayınız.

Programı indirmek için tıklayınız: Eu Law Summer School 2016

Programa ilişkin detaylı bilgiyi içeren bilgi notuna ulaşmak için tıklayınız (Please click to see admission conditions and other information about the program): Admission Conditions for 10th EU Law Summer School

Kayıt formuna uluşmak için tıklayınız (Please click to download the registration form): 10th EU Law Summer School Registration Form


 

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Prof. Dr. Bilge Umar’ın Şerefine Yemek Programı Düzenledi.

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Medeni Usul Hukuku, İcra Hukuku ve İflas Hukuku Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilge Umar şerefine 3 Mayıs 2016 Salı günü akşamı yemek programı düzenledi. Yemeğe Prof. Dr. Bilge Umar çok değerli eşi Ayla Umar Hanımefendi ile katıldı. Programda Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu ve Prof. Dr. Ali Cem Budak, Prof. Dr. Bilge Umar’a Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne, öğrencilere ve akademik hayata katkılarından dolayı teşekkürlerini ilettiler ve çiçek takdim ettiler.

Prof. Dr. Bilge Umar’ın Yaşam Öyküsü şöyledir.

İzmir’in Karşıyaka’sında, orta halli bir ailenin çocuğu olarak doğdu ve orada, Yalı Caddesinde bulunan baba evinde büyüdü. İlk öğrenimini en takın ilkokulda yaptı. Türk Koleji diye anılan (resmî adı İzmir Özel Türk Koleji’dir) okulu bitirdi (1954); burada İngilizce dersi haftada 18 saat idi ve öğretimi İngiliz (daha doğrusu İskoç) öğretmenler yapıyordu. Umar, yabancı diller öğrenmek konusuna duyduğu özel ilgi dolayısıyla, orada, sağlam bir İngilizce bilgisinin temelini edindi. Sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde lisans öğrenimini tamamladı (1958) ve hemen Medenî Usul ve İcra İflâs Hukuku Kürsüsünde asistan oldu.

Ancak o zaman anladı ki, İngilizce bilmek, o dalda akademik kariyer yapmaya yetmeyecektir. Türkiye, Atatürk reformları döneminde, kendi yasalarından en önemli bazılarını İsviçre’den  uyarlayarak aldığı için, bu ülkenin hukuku üzerine yayınlanmış kaynakçanın kitaplarını okuyabilmesi, anlayabilmesi zorunluluğu vardı. Bu demekti ki, amacına ulaşmak için yeterli derecede Fransızca ve Almanca öğrenmesi gerekiyordu. Önce Fransızca çalışmaya başladı, çünkü bu dilin hepten yabancısı değildi; İzmir’deki Türk Koleji’nde biraz (haftada iki ders) Fransızca da öğretiliyordu. Sonra, Alman dilinin temel bilgilerini, birçok diğer asistan arkadaşının da yaptığı üzere, gerçekten işlerinin ustası iki öğretmen tarafından yazılmış olan, Deutsche Sprachlehre für Auslaender adlı mükemmel bir kitaptan yararlanarak öğrenmeye sıra geldi. İki yıl içinde, artık Fransızca ve Almanca kitapları (kuşkusuz, sözlük de kullanarak) okuyabiliyordu. Doktora tezini yazıp, bir Hukuk Doktoru olmak için geçirilen sınavlar dizisini bütün aşamalarıyla geçirdi ve Hukuk Doktoru ünvanını kazandı (1962). Doktora tezinin konusu Türk İcra-İflâs Hukukunda Alacaklının İptal Dâvası idi.

Onun için çok mutlu bir gelişmenin gerçekleşmesiyle, 1965 yılında İsviçre Federal Hükümetince o ülkede on ay süreyle çalışmalar yapması için kendisine burs verilecek bir Türk Hukuk Fakültesi asistanı belirleneceğinde, o seçildi. O da, kalacağı yer olarak Neuchâtel’i seçti ve orada kalması, meslek yaşamında ilerlemesi yönünden çok yararlı oldu. Orada Üniversite Hukuk Fakültesinin kitaplığında, İsviçre hukuk bilimi kaynakçasının bütün kitaplarını ve Almanya’da basılmış hukuk kitaplarının da çoğunu buldu. Bunları okudu ve Doçentlik tezini yazdı. Ayrıca, Neuchâtel hukuk mahkemelerinin basılmış kararlarının tümünü okudu ve bunları ya aynen ya da özetlenmiş olarak Türkçeye çevirdi; bu çeviri metinleri sonradan (1967’de) kendi Fakültesi tarafından, Türk hukukçuları için taşıdıkları çok büyük önem dolayısiyle, yayınlandılar; çünkü bizim hukuk dâvalarındaki yargılama usulüne ilişkin yasamız, Neuchâtel Kantonunun o konuyu düzenleyen yasasından alınmıştır. Bunların üstüne, iki yüzyıllık Fransız Medenî Kanunu’ndan esinlenerek Neuchâtel’de benimsenmiş ve hâlen uygulanmakta olan, ikrarın bölünmezliği diye bilinen ilkenin ne kadar yanlış ve sakıncalı olduğunu sergilemek üzere bir makale yazdı; “La divisibilité de l’aveu (İkrarın bölünebilirliği)” başlığını taşıyan bu makale, İsviçre’nin en ünlü hukuk bilimi dergilerinden biri olan Schweizerische Juristen-Zeitung’da yayınlandı (1966, No. 10 s. 149-155). Kuşkusuz, Umar’ın Fransızca bilgisi de, Neuchâtel’de on aylık kalışı sonrasında, hayli önemli ölçüde, ilerlemişti.

Umar, Doçentlik sınavları dizisinin olağan aşamalarını tamamlayıp Doçent ünvanını kazanır kazanmaz (Doçentlik tezinin konusu “İsbat Yükü” idi) Fakültesinde öğretim üyesi kadrosuna atandı ve ders vermeğe başladı (1967). Ancak, zorunlu askerlik görevine ilişkin yasal düzenleme, onun askere gidişinin daha çok ertelenmesine olanak tanımıyordu ve bu yüzden, askerlik dönüşünde aynı göreve atanmak konusunda kazanılmış hakkı saklı kalarak, Üniversiteden istifa etti (1968).

Ancak askerlik bittiğinde (1970) beklenmedik gelişmeler oldu. Türkiye’de yeni Fakülteler hatta yeni Üniversiteler açılmaktaydı ve bunlardan bazısı İzmir’deydi. Böylece, yakın zamanda kurulmuş olan Ege Üniversitesine bağlı İktisadî ve Ticarî Bilimler Fakültesinden bazı Profesörler, Umar’a, “Bize katıl, Fakültemizde hukuk derslerinin öğretimini üstlenmiş kürsünün başkanı ol” çağrısında bulundular. Umar, İzmir’de bir Hukuk Fakültesi kurulmasının olsa olsa birkaç yıl içinde gerçekleşeceğini görerek, çağrıyı kabul etti; Gerçekten de 1978 yılında, Ege Üniversitesine (şimdi, Dokuz Eylül Üniversitesine) bağlı olarak bir Hukuk Fakültesi kuruldu ve Umar da kurucu öğretim üyeleri arasındaydı, kendi dalındaki yâni Medenî Usul ve İcra-İflâs Hukuku dalındaki kürsünün başkanlığını üstlenmişti. Aynı zamanda, ek görevle, Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’nun Müdürlüğünü yürütüyordu (1979-1982; bu yüksek okul şimdi Ege Üniversitesine bağlı İletişim Fakültesi’ne dönüşmüştür).

1982-1983’de, acımasız bir diktatörlük yürüten Kenan Evren, gücü ve denetimi kendi elinde tekelleştirmek için Üniversitelerde de bir despotluk düzeni kurmuştu. Bunun sonucunda binlerce akademisyen yahut diğer Üniversite mensubu ya düpedüz işlerinden atıldı, ya da işlerinden ayrılmak zorunda bırakıldı; nice binlerle insan da emekliye ayrılmak üzere dilekçe verdi ve emekli oldu. Umar da bu sonunculardandı. Fakültesindeki görevinden emekli oldu (1984) ve avukat olarak çalışmaya başladı.

Ancak, Fakültesi, onun akademik meslekten tümüyle ayrılmasına fırsat vermedi. Ankara’dan atanarak gönderilmiş olan Fakülte Dekanı, Umar’ı yazıhanesinde ziyaret etti ve (öğretim üyelerinden birçoğunu yitirmiş olan Fakültenin bu hâlinden dolayı ve özellikle de Umar’ın kürsüsünün düştüğü durumdan dolayı yakınarak; çünkü o kürsüde artık bir tek kişi kalmıştı; Umar’ın eski asistanı olan bu genç pek yetenekliydi ama daha akademik mesleğin ilk basamağına ayak basacak iken kürsünün bütün yükü onun üzerine yığılmıştı!) Umar’dan bu gence yardımcı olmasını, yapılacak işlerin bir bölümünü sözleşmeli öğretim üyesi statüsünde olarak üstlenmesini rica etti. Ödenecek para, gülünç denecek miktarın bile altında olduğu halde Umar, sırf eski asistanına destek olmak için haftanın beş çalışma gününden birini Fakülteye tahsis etti. Adım adım, eski asistan Doktora yaptı, Doçent oldu, Profesör oldu, Fakültenin Dekanı oldu. Onun kürsüsünde yâni Umar’ın eski kürsüsünde, üç tane Profesör onun tarafından yetiştirildi, Artık, hayli, zamandan beri, Umar’ın eski kürsüsü Umar’ın katkısına ihtiyaç duymuyordu ve Umar bu günleri görmüş olmaktan dolayı mutlu idi.

Daha 2001 yılında, artık Üniversitede ders vermiyordu, barodan da avukat kaydını sildirmişti. Eski avukat yazıhanesinde, sadece, en tutkun olduğu uğraşıyla ilgileniyordu: Ülkemizin tarihçesi üzerine kitapları okumak, bilgi birikimini arttırmak, yazmak yahut o kitapları Türkçeye çevirmek. Umar şimdiye kadar hukukla ilgili 13 kitap, Türkiye’nin tarihi ve tarihsel kalıntıları üzerine 27 kitap yazmış ve İngilizceden, Fransızcadan, Almancadan, Yunancadan 18 tercüme yayınlamıştır. Yayınlanan çevirileri arasında Nibelung’lar Destanı, Roland Destan, İmparator Romanos Diogenes’in giriştiği, Malazgirt’te Rum ordusunun felâkete uğramasıyla (1071) ve Anadolu’nun Türk akınlarına karşı savunmasız hâle düşmesiyle sonuçlanan savaş seferine katılmış olan Bizanslı tarihçi Antalyalı Mikhael’in İstoria/Tarih adlı kitabı da bulunmaktadır.

Umar, şimdiki Üniversitesiyle tanışmasını da bu çevirilerinden birine borçludur. 2002 yılında (bir vakıf tarafından kurulup yönetilen) Yeditepe Üniversitesi , Death and Exile adlı eserinde Osmanlı Türklerinin 1821’den 1922’ye kadar geçen dönemde uğradıkları zulüm ve ıstırabı anlatan önemli bir monografinin yazarı olan Prof. Justin Mc Carthy’yi Üniversitede bir konferans vermeye dâvet etmişti; yöneticiler o kitabı Umar’ın yaptığı Türkçe çeviriden okumuş ve yazarın anlatımından çok etkilenmiş idiler; bu nedenle, kitabın çevirmeniyle eşini de konferansta hazır bulunmak üzere dâvet etmeyi uygun gördüler. Umar çifti çağrıyı kabul etti ve böylece hem Prof. McCarthy ile, hem de Bedrettin Dalan Beyle (İstanbul’un eski Belediye Başkanı ve Yeditepe Üniversitesini kuran vakfın Başkanı) ve o sırada Üniversitenin Rektörü olan Prof. Dr. Ahmet Serpil ile tanıştılar. Umar’ın pek çok sayıdaki yayını dolayısıyla, birçok başka kişi gibi Dalan ve Serpil de Umar’ı tarih Profesörü sanıyorlarmış; onun Medenî Usul Hukuku alanında (kendileri bu dalda Üniversitelerinde görevlendirmek üzere tam güncü bir öğretim üyesi arayışında imişler) kıdemli bir öğretim üyesi olduğunu öğrenince şaşırdılar ve memnun oldular. Bu görevi Umar’a önerdiler; o da Üniversitenin (gözüyle görüp tanık olduğu) her yönden birinci sınıf kalitesinden çok etkilenmişti, böylece 2002’den beri orada tam güncü öğretim üyesi sıfatıyla görevdedir ve kendi dalındaki kürsünün başkanıdır.

Prof. Dr. Bilge Umar’ın başlıca eserlerini içeren kısa özgeçmişi şu şekildedir:

Prof. Dr. Bilge UMAR Lisans öğrenimini, 1958 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamladıktan sonra, 1958 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul – İcra İflas Hukuku kürsüsünde asistan olarak göreve başlamıştır. 1962 yılında, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde, “Türk İcra-İflas Hukukunda İptal Davası” adlı tez ile doktora derecesini elde etmiştir. 1967 yılında, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde, “İspat Yükü” adlı çalışmasıyla doçentliğe atanmıştır. 1970 yılında ise, Ege Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi Hukuk Bölümü’nde profesörlük unvanını elde etmiştir. Halen, Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Başkanlığını sürdürmekte ve “Medeni Yargılama Hukuku” ve “Kanun Yolları ve Tahkim” derslerini vermektedir.

Başlıca Eserleri:

- Eski Eserler Hukuku (A. Çilingiroğlu ile birlikte), Ankara Üniversitesi Yayınları, İstanbul, 1990.

- Türk Kalkınma Hukuku, Ege Üniversitesi Yayınları, İzmir 1976.

- İcra ve İflas Hukukunun Tarihi Gelişmesi ve Genel Teorisi, Ege Üniversitesi Yayınları, İzmir, 1973.

- Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunumuzun Mehaz Neuchâtel Kantonundaki Tatbikatı, İstanbul Üniversitesi Yayınları, İstanbul, 1967.

- Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, 2011.

Prof. Dr. Bilge Umar’ın, Medeni Yargılama Hukuku ve İcra-İflas Hukuku ile ilgili diğer bir çok kitap ve makalelerinin yanı sıra, tarih, coğrafya, ve hukuk ilmi ile ilgili ulusal ve uluslararası dergilerde yayınlanmış çok sayıda kitap ve makaleleri de bulunmaktadır.


Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Özel Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nuray Ekşi, İstanbul Barosu Avrupa Birliği Hukuku Komisyonu’nun Düzenleyeceği Panelde, Türkiye ile Avrupa Birliği Arasında İmzalanan ”Geri Kabul Antlaşması” Konusunu Anlattı.

İstanbul Barosu Avrupa Birliği Hukuku Komisyonu’nun düzenlediği, ”Geri Kabul Anlaşması ve Vize Muafiyeti Süreci Bağlamında Günümüzde Türkiye-Avrupa Birliği İlişkileri” adlı Panelinde, Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Özel Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nuray Ekşi ”Geri Kabul Anlaşması” hakkında bir tebliğ sundu. Toplantı 5 Mayıs 2016 Perşembe Günü, saat 13:30-16:30 arasında İstanbul Çağlayan Adliyesi Seminer Salonu C-1 Blok -3. Katta gerçekleştirildi.

Prof. Dr. Nuray Ekşi, Geri Kabul Anlaşması ile ilgili çalışmalarını kısa süre önce yayınladığı ”Türkiye Avrupa Birliği Geri Kabul Anlaşması” isimli kitapta toplamıştır.

Ayrıca Prof. Dr. Nuray Ekşi, aynı konuda yani Türkiye ile Avrupa Birliği arasında imzalanan ”Geri Kabul Antlaşması” hakkında, 2 Mayıs 2016 Pazartesi Günü, Yeditepe Üniversitesi öğrencilerine de bir konferans vermiştir. Konuşmayı akademisyenler ve öğrenciler ilgiyle takip etmiş, ardından sorular sormuştur. Programın sonunda programı düzenleyen Yard. Doç. Dr. Melih Görgün, Prof. Dr. Nuray Ekşi’ye teşekkürleriyle birlikte çiçek takdim etmiştir.


Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Özel Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nuray Ekşi Önderliğinde, Öğrencilerimiz Başakşehir Futbol Kulübünü ve Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün Yeni Açılan Stadı Vodafone Arena’yı Ziyaret Ettiler.

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Özel Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nuray Ekşi’nin girişimleri sayesinde Yeditepe Üniversitesi Spor Kulübü tarafından düzenlenen gezide öğrencilerimiz, Başakşehir Futbol Kulübü’ne ve Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün yeni açılan stadı Vodafone Arena’ya misafir oldular. İki kulüp tarafından son derece nazikçe karşılanan öğrencilerimiz, başta ulusal takımın da teknik direktörlüğünü yapmış olan Başakşehir Futbol Kulübü teknik direktörü Sayın Abdullah Avcı ve ünlü futbolcu Emre Belözoğlu olmak üzere Türk futboluna katkı sağlayan önemli isimlerle tanışma fırsatını edinmiştir. Kafilemizi tesislerinde ağırlayan Başakşehir Futbol Kulübü’ne ve Beşiktaş Jimnastik Kulübü’ne teşekkür ederiz.

Ayrıca Prof. Dr. Nuray Ekşi, Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Spor Hukuku dersini de okutmaktadır. Bu bağlamda, kendileri 2015 yılında öğrencileriyle, Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadını ziyaret etmiş, Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Şekip Mosturoğlu ile görüşmüşlerdir. Sayın Mosturoğlu öğrencilere isimlerinin yazılı olduğu Fenerbahçe forması hediye etmiştir.


Alanında Önde Gelen Değerli Hocaların ve Uzmanların Katılımıyla “Spor Hukuku Konferansı” 30 Nisan 2016 Cumartesi Günü Hukuk Fakültesi’nde Gerçekleştirildi.

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Özel Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nuray Ekşi‘nin koordinatörlüğünde düzenlenen ”Spor Hukuku Konferansı” Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Gerçekleştirildi. Konferansa alanında uzman Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, İstanbul Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç Dr. Mehmet Öztürk, Kadir Has Üniversitesi Spor Çalışmaları Merkezi Müdürü Emir Güney, Spor Hukuku Derneği Genel Sekreteri Avukat Nil Güvenç, Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Şekip Mosturoğlu, İnanıcı&Tekcan Hukuk Bürosundan Avukat Haluk İnanıcı, Galatasaray Spor Kulübünün Önceki Başkanı ve Yeditepe Üniversitesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Duygun Yarsuvat, İstanbul Barosu Spor Hukuku Komisyonu Başkanı Avukat Emre Kapukaya, Actecon Rekabet ve Regülasyon Danışmanlığı’ndan Avukat Bahadır Balkı, CAS Hakemi, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkan Vekili ve Spor Hukuku Enstitüsü Derneği Başkanı Avukat Türker Arslan, İTOTAM Genel Sekreteri Avukat Senem Bahçekapılı Vincenzi, Emekli Yargıtay Birinci Başkanı ve SGM Tahkim Kurulu Önceki Başkanı Hasan Gerçeker, Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuray Ekşi, TFF Tahkim Kurulu Üyesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emine Yazıcıoğlu, FİFA Kokartlı Hakem ve Okan Üniversitesi Spor Yönetimi Bölümü’nden Yard. Doç. Dr. Lale Orta, Çağlayan&Yalçın Hukuk Bürosu’ndan Avukat Emre Bilginoğlu, TFF Tahkim Kurulu Üyesi ve FSM Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Balcı, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mahmut Kaşıkçı, TFF Eski Başkan Vekili Avukat Kemal Kapulluoğlu ve İstanbul Valiliği Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü’nden Yıldız Altınkoç konferansta tebliğ sundular.

Spor Hukuku seminerine katılan Türkiye’nin önde gelen hukukçuları, uzmanlar ve bilim adamları “şimdiye kadar düzenlenen en kapsamlı ve en başarılı Spor Hukuku seminerini organize eden Prof. Dr. Nuray Ekşi’yi  kutladıklarını” belirttiler. Gerçekten de her konuşmacı Prof. Dr. Nuray Ekşi’nin son derece başarılı bir organizasyon gerçekleştirdiğini ve ikiyüzü aşkın dinleyicinin katıldığı bu seminerde sunulan tebliğler ile soru-cevap oturumlarındaki görüşmelerin bir kitap olarak  yayınlanmasının son derece yararlı olacağını belirttiler.

Resimleri büyütmek için üzerlerine tıklayınız.

   Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu Konuşmasını Yaparken  

  Prof. Dr. Nuray Ekşi, Konferansta Görev Alan Öğrencilerle Sohbet Ederken

Prof. Dr. Nuray Ekşi, Av. Emre Bilginoğlu, Av. Hasan Çağlayan ve Konferansta Görev Alan Öğrencilerden Hatıra Fotoğrafı

Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu ve Doç Dr. Mehmet Öztürk

     Doç. Dr. Mehmet Öztürk Tebliğini Sunarken

Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, Doç. Dr. Mehmet Öztürk, Emir Güney ve Av. Nil Güvenç

Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu

        Emir Güney Tebliğini Sunarken 

       Emir Güney, Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, Doç. Dr. Mehmet Öztürk ve Av. Nil Güvenç  

      Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, Doç Dr. Mehmet Öztürk’e Plaketini Takdim Ederken  

      Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, Emir Güney’e Plaketini Takdim Ederken 

  Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, Av. Nil Güvenç’e Plaketini Takdim Ederken 

    Prof. Dr. Duygun Yarsuvat, Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu’na Plaketlni Takdim Ederken 

  Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, Prof. Dr. Duygun Yarsuvat, Doç. Dr. Mehmet Öztürk, Emir Güney ve Av. Nil Güvenç 

   Prof. Dr. Emine Yazıcıoğlu, Av. Türker Arslan ve Hasan Gerçeker’in de Aralarında Bulunduğu Değerli İzleyiciler 

    Doç. Dr. Mehmet Öztürk, Av. Haluk İnanıcı ve Av. Bahadır Balkı 

    Doç. Dr. Mehmet Öztürk, Av. Bahadır Balkı’ya Plaketini Takdim Ederken 

  Prof. Dr. Nuray Ekşi, Av. Haluk İnanıcı, Doç. Dr. Mehmet Öztürk ve Av. Bahadır Balkı 

     Prof. Dr. Duygun Yarsuvat, Av. Şekip Mosturoğlu ve Av. Emre Kapukaya 

     Av. Şekip Mosturoğlu Tebliğini Sunarken 

   Prof. Dr. Duygun Yarsuvat, Av. Şekip Mosturoğlu ve Av. Emre Kapukaya 

  Av. Emre Kapukaya Tebliğini Sunarken 

 Prof. Dr. Duygun Yarsuvat, Av. Şekip Mosturoğlu ve Av. Emre Kapukaya 

   Av. Şekip Mosturoğlu 

  Prof. Dr. Duygun Yarsuvat, Av. Şekip Mosturoğlu’na Plaketini Takdim Ederken 

    Prof. Dr. Duygun Yarsuvat, Av. Emre Kapukaya’ya Plaketini Takdim Ederken 

  Prof. Dr. Emine Yazıcıoğlu, Prof. Dr. Duygun Yarsuvat’a Plaketini Takdim Ederken 

   Prof. Dr. Duygun Yarsuvat ve Konferansta Görev Alan Öğrencilerden Hatıra Fotoğrafı 

   Av. Türker Arslan, Prof. Dr. Nuray Ekşi, Yargıtay Eski Başkanı Hasan Gerçeker ve Av. Senem Bahçekapılı Vincenzi 

  Prof. Dr. Emine Yazıcıoğlu, Av. Şekip Mosturoğlu, Emir Güney, Doç Dr. Murat Balcı,  Av. Kemal Kapulluoğlu ve Av. Emre Bilginoğlu Konferansı Takip Ederken 

  Av. Türker Arslan ve Yargıtay Eski Başkanı Hasan Gerçeker 

  Prof. Dr. Nuray Ekşi 

  Yargıtay Eski Başkanı Hasan Gerçeker Tebliğini Sunarken 

  Av. Türker Arslan, Prof. Dr. Nuray Ekşi, Yargıtay Eski Başkanı Hasan Gerçeker ve Av. Senem Bahçekapılı Vincenzi 

 Prof. Dr. Nuray Ekşi Tebliğini Sunarken 

   Av. Türker Arslan, Prof. Dr. Nuray Ekşi, Yargıtay Eski Başkanı Hasan Gerçeker ve Av. Senem Bahçekapılı Vincenzi 

  Prof. Dr. Nuray Ekşi ve Yargıtay Eski Başkanı Hasan Gerçeker 

 Prof. Dr. Emine Yazıcıoğlu,  Doç. Dr. Murat Balcı ve Av. Emre Bilginoğlu

Av. Emre Bilginoğlu Tebliğini Sunarken

Doç. Dr. Murat Balcı Tebliğini Sunarken

Prof. Dr. Emine Yazıcıoğlu, Doç. Dr. Lale Orta, Doç. Dr. Murat Balcı ve Av. Emre Bilginoğlu

 Prof. Dr. Emine Yazıcıoğlu,  Doç. Dr. Murat Balcı’ya Plaketini Takdim Ederken

 Av. Türker Arslan, Prof. Dr. Emine Yazıcıoğlu’na Plaketini Takdim Ederken

 Doç. Dr. Mahmut Kaşıkçı, Yıldız Altınkoç ve Av. Kemal Kapulluoğlu

 Av. Kemal Kapulluoğlu Tebliğini Sunarken

 Sayın Yıldız Altınkoç Tebliğini Sunarken

 Doç. Dr. Mahmut Kaşıkçı, Yıldız Altınkoç’a Plaketini Takdim Ederken

  Doç. Dr. Mahmut Kaşıkçı, Av. Kemal Kapulluoğlu’na Plaketini Takdim Ederken


Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Hukuku Bilimleri ve İnsan Hakları Araştırma ve Uygulma Merkezi tarafından düzenlenen ”Ceza Muhakemesi Hukukunda İstinaf Kanun Yolu” konulu panel 25 Nisan 2016 tarihinde Rektörlük Binası Üzeyir Garih Salonunda düzenlenmiştir.

Panel, Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu’nun açış konuşması ile başlamıştır. Ardından Prof. Dr. Köksal Bayraktar’ın oturum başkanı olduğu panelde, Prof. Dr. Duygun Yarsuvat ”Tarihçe ve Yeniden Kuruluş”, Prof. Dr. Ali Rıza Çınar ”İstinaf Kanun Yolunun Genel Hatları ve İstinaf-Temyiz İlişkileri” ve Yrd. Doç. Dr. Barış Erman ”Gelecekte Neler Olabilir?” konulu tebliğlerini sunmuşlardır.

Panele ilişkin görseller:


Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Tarafından düzenlenen ”Spor Hukukunda Güncel Sorunlar” konulu toplantıda, Avukat Türker Arslan (Spor Hukuku Enstitüsü Başkanı, CAS Eski Hakimi, TFF Tahkim Kurulu Eski Başkanı) konuşma yapmıştır.

 


Fakültemizin Deniz Ticareti Hukuku hocalarından Dr. Bülent Sözer, geçen yıl İstanbul’da toplanan Comité Maritime International’ın Kollokyum ve Assamble’sinin organizasyon komitesi başkanlığını yapmış ve aynı zamanda Comité Maritime International’ın ‘Uluslararası Hukukta Geminin Hukukî Niteliği’ ne ilişkin kuralların analizi ve bir ortak tanıma varılması amacı ile kurduğu International Working Group’a üye seçilmiştir.

Dr. Bülent Sözer

Söz konusu International Working Group tarafından hazırlanan ve Comité Maritime International üyesi millî deniz hukuku derneklerine görüşlerinin bildirilmesi için gönderilen anket formu Dr. Bülent Sözer’in katkıları ile hazırlandığı gibi, geminin hukukî statüsü hakkında hazırladığı bir rapor da, Comité Maritime International’ın başkanının imzası ile, söz konusu anket formuna ekli olarak iletilmiştir.

Dr. Bülent Sözer’in organizasyon komitesi başkanlığını yapmış olduğu

Comité Maritime International’ın Kollokyum ve Assamble’sinden görüntüler

Bülent Sözer, Comité Maritime International’ın bu yıl 3-6 Mayıs günlerinde New-York’ta toplanacak olan Konferans ve Assemblesi’ne katılacak ve gemilerin hukukî statüsü ile ilgili olarak organize edilen ‘Round Table’ de yer alacaktır.

Hocamız ayrıca, Ankara Hukuk Fakültesi’nde kurulmuş bulunan Deniz Hukuku Araştırma Merkezi’nin danışma kurulu üyeliğine de seçilmiş bulunmaktadır.

Dr. Bülent Sözer’in özgeçmişi için tıklayınız.

2015 yılında İstanbul’da düzenlenen Comité Maritime International’ın Kollokyum ve Assamble organizasyonunun web sayfasına ulaşmak için tıklayınız.


Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Köksal Bayraktar’ın da yazarı olduğu Özel Ceza Hukuku – Uluslararası Suçlar kitabı yayımlandı.


Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Özel Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nuray Ekşi’nin “TÜRKİYE AVRUPA BİRLİĞİ GERİ KABUL ANLAŞMASI” isimli kitabına ilişkin Türkiye’nin en büyük eğitim platformu Abbas Güçlü ile Eğitim Ajansı’nda yer alan haber

 

Haber metninde de yer aldığı üzere: “Yeditepe Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, eski öğrencilerinden Prof. Dr. Nuray Ekşi’nin Türk hukuk literatürüne büyük katkılar yaptığını, doksana yakın kitap, yüzlerce önemli makale ile Milletlerarası Özel Hukuk alanında önde gelen otoritelerden biri olmasından ötürü iftihar ettiğini, özellikle Lahey’de Uluslararası Adalet Divanı’nın bulunduğu Barış Sarayı’nda 1923 yılından bu yana faaliyet göstermekte olan Lahey Devletler Hukuku Akademisi’nde ders vermek üzere davet edilen üç Türk öğretim üyesinden biri olarak uluslararası düzeyde de isim yaptığını vurgulamıştır.”

Son yayımlanan kitabının yanında Prof. Dr. Nuray Ekşi başlıca eserleri için lütfen tıklayınız.

 

 

- – -

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Özel Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nuray Ekşi “TÜRKİYE AVRUPA BİRLİĞİ GERİ KABUL ANLAŞMASI” konulu kitabını yayınladı.

“Geri kabul anlaşmalarının yasadışı göçle mücadele etmek için bir araç olarak kullanıldığını” belirten Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Nuray Ekşi, Türkiye’nin şimdiye kadar bazı devletlerle yaptığı geri kabul anlaşmalarını da ele almakta, Yunanistan, Suriye, Vietnam, Ukrayna, Kırgız Cumhuriyeti, Romanya, Rusya, Belarus ve Moldova’dan sonra AB ile imzalanan anlaşmayı derinliğine incelemektedir.

AB ile geri kabul anlaşmasına ilişkin müzakerelerin 2005’te başladığını hatırlatan Prof. Dr. Nuray Ekşi, sürdürülen görüşmeleri aşama aşama ayrıntıları ile incelemekte ve daha sonra anlaşmada yer alan “temel ilkeleri” şöyle belirlemektedir : “işbirliği, ortak sorumluluk, dayanışma ve eşit ortaklık” ilkeleri.

Uygulama alanı açısından coğrafi olarak temel kural AB üyesi ülkeler ve Türkiye’dir. Anlaşmanın Danimarka açısından uygulanmaması ve anlaşmanın AB ile aralarında özel anlaşmalar olan İzlanda, Norveç, İsviçre ve Lihtenştayn’a teşmili görüldükten sonra, önce Türkiye’nin kendi vatandaşlarını kabulü ele alınmakta, daha sonra üçüncü ülke vatandaşlarının ve vatansız kişilerin geri kabulü, geri kabul masrafları ve transit geçiş usulleri ayrıntıları ile incelenmektedir.

Bilindiği gibi Avrupa’da çeşitli STÖ/Sivil Toplum Örgütleri’nin ileri sürdüğü itirazlar halen gündemdedir. Prof. Dr. Nuray Ekşi geri kabul anlaşmalarının “insan hakları” açısından taşıdığı riskleri ve bu risklerin önlenmesinin yöntemlerini incelemektedir. Daha sonra geri kabul anlaşmasının sığınma talep edenler açısından uygulanıp uygulanmayacağı, anlaşmanın bu kişiler açısından arz ettiği sakıncalar irdelendikten sonra yazar, anlaşmanın Suriyeliler açısından uygulanıp uygulanmayacağını da ele almıştır.

Yeditepe Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, eski öğrencilerinden Prof. Dr. Nuray Ekşi’nin Türk hukuk literatürüne büyük katkılar yaptığını, doksana yakın kitap, yüzlerce önemli makale ile Milletlerarası Özel Hukuk alanında önde gelen otoritelerden biri olmasından ötürü iftihar ettiğini, özellikle Lahey’de Uluslararası Adalet Divanı’nın bulunduğu Barış Sarayı’nda 1923 yılından bu yana faaliyet göstermekte olan Lahey Devletler Hukuku Akademisi’nde ders vermek üzere davet edilen üç Türk öğretim üyesinden biri olarak uluslararası düzeyde de isim yaptığını vurgulamıştır. Bu akademide verilen dersler 1923 yılından bu yana Recueil des Cours veya Collected Courses of the Hague Academy of International Law dizisinde yayınlanmaktadır.

Konuya ilişkin olarak Abbas Güçlü ile Eğitim Ajansı’nda yer alan haber linki için tıklayınız.

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Özel Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nuray Ekşi’nin özgeçmişi ve başlıca eserleri için lütfen tıklayınız.


Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Özel Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nuray Ekşi, İGAM-İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi ve HUGO-Hacettepe Üniversitesi Göç ve Siyaset Araştırmaları Merkezi’nin Brüksel’de gerçekleştirilen Türkiye-AB zirvesi öncesinde göç ve sığınma konularına ilişkin olarak hazırladığı “Göç Uzmanları Türkiye-AB Sığınmacı Görüşmelerini Değerlendiriyor: İşbirliği olacak mı?” başlıklı çalışmada konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştur.

Prof. Dr. Nuray Ekşi’nin, 7-8 ve 18 Mart tarihlerindeki Türkiye-AB görüşmelerinin konusu, 7 Mart tarihindeki zirvede Türkiye’nin mali yardım konusunda ortaya çıkan tavrı ve pozisyonu, yine aynı görüşmede AB’nin tavrı ve pozisyonu, vize serbestisi konusunun da bu çerçevede tartışma kapsamına alınması ve 18 Mart tarihindeki ikinci tur görüşmelerinde Türkiye’nin tavrının nasıl olması gerektiği yönündeki değerlendirmelerinin tam metni şu şekildedir:

Prof. Dr. Nuray EKŞİ

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Geri Kabul talepleri, Türkiye’nin kapasitesini aşacak

1) 7-8 Mart’ta yapılan ve 18 Mart’ta yapılacak olan görüşmelerin konusu nedir?

(Sayın Ekşi mantıksal olarak kendisinin ortaya attığı bu soruyla değerlendirmelerini yaptı).

Türkiye ile AB arasında geri kabul antlaşmasının müzakerelerine 2005 yılında başlanmıştır. İnişli çıkışlı bir seyir gösteren müzakerelerde, AB’nin üçüncü ülkelerin vatandaşlarının ve vatansızların geri kabul antlaşmasının kapsamına girmesi hususundaki dayatmasına Türkiye, vize serbestisinin sağlanması ile karşılık vermiştir. Miktarı tartışmalı olmakla beraber Türkiye’ye sağlanacak malî yardım ise her iki tarafın da müzakerelerin başlangıcından itibaren üzerinde mutabık kaldıkları bir konu olmuştur. Geri kabul antlaşması, 2014 yılında Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Antlaşmanın Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte Avrupa Birliği ve Türkiye’nin kendi vatandaşlarını geri kabul yükümlülüğü başlamıştır. Ancak üçüncü ülke vatandaşlarının ve vatansızların geri kabulü açısından 3 yıllık bir geçiş süreci öngörülmüştür. Bu süreç 2017 yılında tamamlanacaktır. Ancak şu anda Türkiye ile Avrupa Birliği arasında geri kabul antlaşmasının üçüncü ülkelerin vatandaşları ve vatansızlar açısından geri kabul yükümlülüğünün başlayacağı tarihin 1 Haziran 2016 tarihine çekilmesi için görüşmeler yapılmaktadır. Ayrıca Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki geri kabul antlaşmasının uygulama protokollerine ilişkin görüşmeler Almanya ile sürdürülmektedir. Geri kabul antlaşması uyarınca Danimarka hariç diğer AB üyesi ülkelere Türkiye üzerinden giden bütün düzensiz göçmenler Türkiye’ye geri gönderilecektir.

2) 7 Mart tarihinde Türkiye ile AB ile yapılan Brüksel zirvesinde Türkiye’nin mali yardım konusunda ortaya çıkan tavrı ve pozisyonu hakkındaki düşünceleriniz?

Türkiye’ye, AB ülkelerinden kaç kişinin gönderileceği ve bunun getireceği malî külfet konusunda bilgi mevcut değildir. Böyle bir bilginin elde edilmesi, Avrupa Birliği üyesi devletlerden her birinin halı hazırda ülkelerinde kaç düzensiz göçmen bulunduğunu ve sığınma talep edenlerin sayısını bildirmesine bağlıdır. Avrupa Birliği bırakınız böyle bir bilgiyi vermeyi Türkiye’nin sığınma talep edenlerin ve bazı kategorilerde bulunan düzensiz göçmenlerin parmak izlerinin karşılaştırmasına ilişkin bilgi ağı olan EURODAC’ı bile kullanmasına yanaşmamaktadır. Böylece Türkiye geri kabul sürecinde ne kadar düzensiz göçmen sayısıyla karşılaşacağını ve karşılaşacağı bu sayıyla başa çıkıp çıkamayacağını bilmeksizin bir bilinmeyene doğru adım atmaktadır. Geri kabul antlaşmasının Türkiye’ye yükleyeceği idari, malî ve teknik külfetin çerçevesini çizmek sağlıklı verilerin bulunmasına bağlıdır.

3) Aynı toplantıdaki AB tavır ve pozisyonunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

AB kendi dış sınırlarını koruma görevini Türkiye’ye delege etmiştir. Ayrıca AB’nin düzensiz göçmenlerden ve iltica talep edip henüz mülteci statüsü alamamış yabancılardan ne pahasına olursa olsun kurulma düşüncesiyle hareket etmektedir. AB’nin yaklaşımı, gerek insan haklarına gerekse sığınmaya ilişkin milletlerarası antlaşmalara aykırıdır. AB, başlangıçtaki söylemlerinde Suriyelilerin geri kabul antlaşması kapsamı dışında olduğunu deklere etmesine rağmen bugün gelinen aşamada Suriyelilerin de özellikle Yunanistan’dan Türkiye’ye geri gönderileceği dile getirilmektedir. Avrupa Birliği’nin bu yaklaşımına çare olarak geri kabul edilecek her düzensiz göçmene Türkiye’de uluslararası koruma altındaki bir şahsın Avrupa Birliği’ne gönderilmesi teklifi ise yaklaşık beş yıldır Türkiye’de bulunan ve Türkiye’de kendine bir yaşama alanı oluşturmuş, neredeyse Türkiye ile entegre olma aşamasına gelmiş Suriyeliler açısından hak ihlaline yol açabilecek bir çözümdür. Üstelik Türkiye’den giden her şahsın Avrupa Birliği ülkeleri tarafından mülteci olarak kabul edilmemesi halinde geri kabul antlaşması kapsamında tekrar Türkiye’ye iadesi de mümkündür.

4) Vize serbestisi konusunun bu çerçevede tartışılması konusundaki görüşleriniz nedir?

Türkiye’nin Avrupa Birliği ile geri kabul antlaşması yapmasında vize serbestisi önemli bir rol oynamıştır. Kamuoyunda politik bir başarı olarak gösterilen vize serbestisinin gerçekleşmesi Avrupa Birliği tarafından belirlenen yaklaşık yetmişiki kriterin gerçekleşmesine bağlıdır. Vize serbestisi için aranılan kriterler Avrupa Birliği tarafından tek taraflı olarak hazırlanan Yol Haritası’nda gösterilmiştir. Vize serbestisinin pazarlık aracı edilmesi ve bu aracın Türkiye tarafından kabul edilmesi şaşırtıcı bir durumdur. 1963 Ankara Antlaşması’nda, Katma Protokol’de, 1/80 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı’nda yer alan hükümlerin yorumundan ve birçok ABAD kararından Türk vatandaşlarının vize serbestisine sahip olduğu zaten ortadadır. Var olan bir hakkın teyidi için yeni tavizler verilmesi enteresan bir tutumdur. Dolayısıyla vize serbestisinin pazarlık konusu edilerek sanki geri kabul antlaşmasının sonucunda elde edilmiş yeni bir katkı olarak sunulması çok da anlamlı gözükmemektedir.

5) Brüksel’de 18 Mart’ta başlayacak ikinci tur görüşmelerde Türkiye’nin tavrı ne olmalıdır?

Geri kabul taleplerinin, Türkiye’nin kapasitesini aşacak sayılara ulaşması mümkündür. Kanaatimizce burada tavan sınırlamasının getirilmesi etkin bir çözüm olacaktır. Aksi halde sayının artmasıyla birlikte Türkiye, geri kabul ettiği insanlara insan haklarına yaraşır bir ortam sunamama durumu ile karşılaşabilir. Çünkü halihazırda zaten Türkiye’de 2.7 milyonun üzerinde kayıtlı Suriyeli yaşamaktadır. Bu rakam sadece Suriyeliler içindir. Bazı geri kabul antlaşmalarında, üçüncü devletlerin ve vatansızların geri kabulünde tavan sayı uygulamasına yer verilmektedir. Ayrıca AB ülkelerinde sığınma talep edenlerin sığınma talepleri incelenmeksizin Türkiye’ye gönderilmesi engellenmelidir. Türkiye, geri kabul antlaşmasına ilişkin protokolleri yaparken mutlaka her bir üye devletten düzensiz göçmen sayılarını ve iltica başvuru sayılarını almalıdır. Hatta bu sayıların düzenli olarak kendisine verilmesini sağlamalıdır. Bu sayılar olmadan ne maliyet analizlerinin yapılması ne de teknik ve idari yapının oluşturulması mümkündür. Dolayısıyla 3 milyar Euro veya 6 milyar Euro afakî bir rakamdır. Gerçekçi rakamlar üzerinden konuşulması, AB ülkelerinin düzensiz göçmen ve sığınma başvurusu yapanların sayısının bildirmesine bağlıdır. Bu sayılar AB ülkelerinden mutlaka temin edilmelidir.

 Göç Uzmanları Türkiye-AB Sığınmacı Görüşmelerini Değerlendiriyor: İşbirliği olacak mı? başlıklı çalışmanın tamamına ulaşmak için tıklayınız.


Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Rekabet Hukuku dersleri veren Av. Gönenç Gürkaynak’ın yönetici ortağı olduğu ELİG Ortak Avukat Bürosu’nun 11 Mart 2016 tarihinde, Çırağan Palace Kempinski İstanbul’da düzenlediği “II. İleri ve Güncel Rekabet Hukuku Meseleleri Üzerine Konferans” programına Yeditepe Hukuk öğrencileri katıldılar.

Dört oturum şeklinde gerçekleşen programda Rekabet Hukuku’na ilişkin son gelişmeler birçok uzman tarafından değerlendirilmiş ve tartışılmıştır.

Programa konuşmacı olarak katılan Belçika Rekabet Kurumu Başkanı Prof. em. Dr. Jacques Steenbergen de “Rekabet İhlali Dosyalarında Tedbir Uygulamaları” konusunda bir tebliğ sunmuştur.

Yeditepe Hukuk Fakültesi Dekanı ile seneler öncesine dayanan bir dostluğu bulunan Prof. Steenbergen’in İstanbul ziyaret tarihlerini öne çekerek Yeditepe Üniversitesi’nde de bir konuşma yapması planlanmış ancak Belçika ve Hollanda’daki yoğun programı sebebi ile bu organizasyon daha sonraki bir tarihe ertelenmişti. Oturum arasında hem bu konuyu görüşmek hem de Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu’nun göndermiş olduğu hediyeleri takdim etmek üzere Yeditepe Hukuk Öğretim Görevlisi Mustafa Okan Yağcı, Prof. Steenbergen ile bir araya gelmiştir.

Yeditepe Hukuk katılımcıları ve Belçika Rekabet Kurumu Başkanı Prof. em. Dr. Jacques Steenbergen

Sohbet sırasında Yeditepe Hukuk öğrencilerinin de katılımcı olduğunu öğrenen Prof. Steenbergen, program bitiminde Okan Yağcı ve öğrencilerle görüşmek ve sorularını yanıtlamak üzere Çırağan Sarayında Yeditepeli katılımcıları kahve içmeye davet etmiştir. Öğrencilerin rekabet hukuku, rekabet hukuku alanında kariyer, Avrupa’da lisansüstü eğitim ve iş imkanları, hukuk ve iktisat ilişkisi gibi pek çok sorusunu yanıtlayan Prof. Steenbergen en kısa zamanda Yeditepe Üniversitesi’ni ziyaret etmek ve tekrar Yeditepe Hukuk öğrencileri ile bir araya gelmek istediğini belirtmiş, Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu’na göstermiş olduğu alaka nedeni ile teşekkürlerini iletmiştir.


Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Özel Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nuray Ekşi 9 Şıubat 2016 tarihli CNN Türk Canlı Yayınında.


Hokkaido (Sapporo) Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kunihiko Yoshida Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesini ziyaret etti.

Yeditepe Hukuk Fakültesi ile akademik işbirliğini geliştirmek amacıyla İstanbul’a gelen Japon Profesör, Hukuk Fakültesi Dekanı ve Tarih bölümü öğretim üyemiz ünlü tarihçi Prof. Dr. Feroz Ahmad ile görüştü. Dr. Ahmad gibi çok değerli bir bilim adamının Yeditepe Üniversitesinde olmasının çok önemli olduğunu kaydeden konuk Profesör Japonya’daki öğrencilerini Yeditepe ye getirip burada Yaz Okulu yapmak istediklerini beyan etti.


Barcelona Center for International Relations (CIDOB),  Avrupa Ekonomik İşbirliği Ligi (ELEC) ve İKV işbirliği ile gerçekleştirilen “Türkiye bir Avrupa ve Bölge Merkezi midir?” konulu seminer düzenlendi.

AB Ankara Temsilcisi Büyükelçi Hansjorg Haber, CIDOB ve ELEC Başkanı Carles A.Gasoliba ve AB Bakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Rauf Engin Soysal ve IKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu’nun açılış konuşmalarından sonra “Bir Enerji Merkezi Olarak Türkiye” konulu oturumu Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı ve İKV Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu yönetti.

Oturuma  Observatoire Mediterranéen l’Energie’den Sohbet Karbuz, Aygaz Satış Genel Müdürü Rıdvan Uçar ve Akdeniz için Birlik Enerji bölümündan Olgu Okumuş katıldı.

2 yıldır İKV Yönetim Kurulu üyesi olan Prof. Kabaalioğlu, 2007-2014 yılları arasında Yönetim Kurulu başkanlığı yaptı.

Bugün Gazetesinin haber için tıklayınız.


Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu ELFA (Avrupa Hukuk Fakülteleri Birliği) Yönetim Kurulu toplantısına katıldı.

2009’dan bu yana ELFA Yönetim Kurulu üyesi olan Prof.Dr. Haluk Kabaalioğlu, 2014 ve 2015 yıllarında Yönetim ELFA Kurulu Başkanlığı görevini üstlendikten sonra Yönetim Kurulu Başdanışmanı olarak Londra’da gerçekleştirilen toplantılara katıldı.

Athenaum Kulübü

Athenaum Kulübü Kütüphanesi

Londra Üniversitesi Queen Mary Law School’da gerçekleştirilen Yönetim Kurulu toplantısından sonra Londra’nın ünlü Athenaum Kulübünde görüşmelere devam edildi.

Temple Inn de hukukçuların öğle yemeği yedikleri 16 yüzyılda yapılmış salon


Nevada Barosu, Üniversitemiz Hukuk Fakültesi’nin Amerika Barolar Birliği (ABA) onaylı Amerikan üniversitelerine denk olduğunu açıkladı

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2004 yılı mezunu Av. Sevgi Ergun Ogbonna’nın başvurusu üzerine Nevada Eyalet Barosu yaptığı inceleme neticesinde Yeditepe Hukukun eğitim kalitesinin Amerikan Barolar Birliği’ne (ABA) akredite Hukuk Fakülteleri ile eşdeğer olduğuna karar verdi.

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunları, ABD’de Amerikan Barolar Birliğine akredite bir hukuk fakültesine bir akademik yıl devam ederek 24 kredilik derslerde başarı sağlayıp Hukuk Yüksek Lisansı diploması aldıktan sonra,  başta New York ve California olmak üzere birçok eyalette baro sınavlarına girerek başarılı sonuçlar almaktadır.

Yüksek lisans diplomasını bir yıl ABA’ya akredite bir hukuk fakültesine devam etmeden internetten “on line” derslerle alan Yeditepe mezununun durumu, Nevada Barosu tarafından ele alındı. Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi için yapılan ayrıntılı bir inceleme sonucunda son derece kaliteli eğitim verildiği, derslerin önemli bir bölümün İngilizce ve yabancı hukukçular tarafından yapıldığı, güçlü bir kütüphanesi olduğuna yönelik birçok tespitte bulunulduktan sonra ABA’ya akredite fakültelerle eşdeğer olduğu sonucuna varıldı.

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2004 yılında mezun olan Av. Sevgi Ergun Ogbonna, 2005 yılında İstanbul Barosuna kayıt olarak, 2010 yılına kadar İstanbul’da avukatlık yaptı. 2011 yılında Nevada’ya yerleşmeye karar veren ve sonrasında St. Louis Washington Üniversitesinde yarı-uzaktan eğitim programı içeren yüksek lisans programını tamamladı. İlgili Amerikan mevzuatı gereği yabancıların ABD’de avukatlık yapabilmesi için ya tam zamanlı olarak bir yüksek lisans programından mezun olmaları ya da bu husustan muaf olabilmek için lisans düzeyinde ABA’ya akredite Amerikan Hukuk Fakülteleri eğitim kalitesine eşdeğer bir fakülteden mezun olunması gerekiyordu. ABD’de avukatlık yapmak isteyen ve yüksek lisans eğitiminin yarı-uzaktan eğitim olması sebebi ile Av. Ergun-Ogbonna “Supreme Court Rule 51.5(1)(C)(2”) hükmü uyarınca lisans eğitimini almış olduğu Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinin eğitim kalitesinin akredite hukuk fakülteleri ile eşdeğer olduğunun değerlendirilmesi için başvuruda bulundu.

Nevada Eyalet Barosu İnceleme Komitesinin yaptığı değerlendirme sonucunda ilgili kararda özetle şu hususlar yer verilmiştir:

Nevada Eyalet Barosu İnceleme Komitesi, başvuru sahibinin Yeditepe’de almış olduğu hukuk eğitim kalitesinin Amerikan Barolar Birliğine akredite hukuk fakültelerine eşit olduğunu ispat edebildiği takdirde ilgili muafiyetten yararlanabileceğini kendisine bildirmiştir. Yapılan inceleme neticesinde husus ABA’nın 7 temel kriteri açısından (hukuk fakültesinin kalitesi, ders programı, akademik kadro, kabul standartları, kaynaklar ve araştırma yöntemleri, fiziksel ortam ve hali hazırda var olan akreditasyon, önceki akreditasyon geçmişi veya önceki başvuru) değerlendirilmiş ve Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin sunmuş olduğu hukuk eğitim kalitesinin ABA’ya akredite hukuk fakülteleri ile eşdeğer olduğuna karar verilmiştir.

Bu kararın sadece Yeditepe Hukuk Fakültesinin eğitim kalitesinin resmi bir kurum tarafından tasdik edilmesi manasına gelmediği aynı zamanda Yeditepe mezunlarının Amerika’da sadece “on-line”yüksek lisans programlarını almaları halinde dahi baro sınavlarına katılmalarına imkân sağlayacak çok önemli bir içtihat kapısı yaratıldı.

Mezunlarımızdan Sn. Sevgi Ergun Ogbonna’nın Mesajı:

Sevinç Hanım Müjdemi isterim:

Ekte Nevada Barosu’nun Yeditepe üniversitesi hukuk fakültesinin ABA (Amerikan Barolar Birliği) onaylı Amerikan üniversitelerine denk olduğuna dair hakkımda çıkmış karar bulunmaktadır.

Kararda detaylı olarak hem Haluk Bey’in hem de okulumuzun ismi ve nitelikleri geçmektedir.

Yeditepe Üniversitesi hukuk mezunlarının bu yolla Amerika’da baro sınavına girmeleri için bu karar çok büyük bir kapı açmıştır.

Emsal niteliğindeki bu kararı lütfen web sayfanızda ve gerekli alanlarda kullanmaktan çekinmeyin.

Haluk Bey’e saygılarımı ve teşekkürlerimi iletirseniz çok sevinirim. Kendisinin email adresini alırsam ben de şahsen teşekkür etmek isterim.

Her türlü yardımınız için tekrar teşekkür ederim

Sevgi ve Saygılarımla

Sevgi ERGUN OGBONNA

Las Vegas- Nevada

İlgili kararın orijinal metni için tıklayınız: Ogbonna, Sevgi FEC Decision (4)

İlgili kararın tercümesi şu şekildedir:

NEVADA BAROSU 

ABA AKREDİTESİ OLMAYAN OKULLARDAN MEZUN OLANLARIN BARO BAŞVURUSUNU SORUŞTURMA KOMİTESİ

SEVGİ OGBONNA’nın dilekçesi üzerine

S.C.R. 51.5 Hükmüne Uygun Belge

S.C.R. 51.5 UYARINCA ABA AKREDİTESİ OLMAYAN OKULLARDAN MEZUN OLANLARIN BARO BAŞVURUSUNU SORUŞTURMA KOMİTESİ’NİN RAPORU

27 Temmuz 2015’te, başvurucu SEVGİ ERGUN OGBONNA, Kabul Bürosu’na geçerli bir dilekçe sunarak Yüksek Mahkeme’nin 51.5(1) (c) (2) sayılı hükme göre Nevada Yüksek Mahkemesi’nin 51 (3) sayılı hükmünden muaf olmayı talep etti.

51 (3) hüküm, Nevada Barosu’nda avukatlık ya da hukuk danışmanlığı yapmak için başvurularda, Amerika Baro Kurulu’nun (ABA) Hukuk Eğitimi ve Başvurular Komitesi’nden onaylı bir hukuk fakültesinden diploma almış olmasını şart kılar.  9 Ekim 2012’de, başvurucu, ABA akreditesi olmayan okullardan mezun olanların başvurusunu inceleyen Soruşturma Komitesi huzurunda yapılacak olan incelemenin yapılacağı tarih, saat ve yer konusunda ve incelemenin yaklaşık masrafı hususunda bilgilendirildi. 14 Aralık 2015’te başvurucu, Nevada Barosu’nun 3100 West Charleston Boulevard, Suite 100, Las Vegas, Nevada 89102 adresindeki ofisinde, dilekçesinde belirttiği hususların görüşülmesi için huzurda bulundu.

İncelemede şu komite üyeleri yer aldı: Başkan Thomas Beatty, Başkan Yardımcısı Jeffrey Rodefer, Esq., George Hibbeler, Esq., Chris Davis, Esq., Pamela Lawson Esq. ve Gloria Sturman, Esq. Kabul Müdürü Shell Mercer, ve Kabül Müdür Yardımcısı Dean Fernandez de inceleme sırasında yer aldı.

Başvurucu, inceleme sırasında temsil hakkını kullandı ve avukat yardımcısı olarak çalıştığı hukuk bürosunda ortak olarak çalışan Frank Flansburg tarafından temsil edildi. Başvurucu, 23 Eylül 2015 tarihli yabancı hukuk öğrencileri için Hukuk Yüksek Lisansı’nı 24 krediyi tamamladığına dair ek belge gösterme hususunda izin istedi. Transkript, Kabul Bürosu tarafından 28 Eylül 2015’te alındı ve inceleme konusu transkripte eklenerek delil olarak incelenecektir.

Yeminli ifadesini ve delillerini sunan başvurucunin başvurusunu dikkatlice değerlendiren Komite çoğunluğu, S.C.R. 51.5(5) kuralına uygun aşağıdaki hüküm ve görüşlerde bulunmuştur:

KARAR

 Komitenin söz konusu hususun incelenmesinde yetkisi vardır ve başvurucu S.C.R. 51.5(5) kuralı uyarınca bu yetkiye tabidir.

 

S.C.R. 51.5(8), Ek I(II)(6) (Baro Müfetişleri Kurulu Kural ve Usulleri) ve Ek 2(5) (Komite Kural ve Usulleri)’ye göre; başvurucunın ya S.C.R. 51.5(1), (a), (b) paragraflarındaki ya da (c) paragrafındaki, Baro Müfettişleri Kurulu Komitesi’nin onayı için şartları sağladığını ispat yükü başvurucudadır. Özellikle, Ek 2(5), başvurucunin Komite’ye, ABA kredisi olmayan hukuk fakültesi için yedi kabul edilebilir belgeyi: hukuk fakültesinin kalitesi (vakıf veya değil, uzaktan veya örgün eğitim vs.); ders programı (alınan dersler, genel hukuk konuları, bireysel derslerin uzunluğu, sömester veya başka dönemli, katılımın zorunluluğu, sanal mahkeme, etc.); akademik kadro (tam zamanlı öğretim üyelerinin sayısı, akademik kadronun öğrenci sayısına oranı, profesyonel sertifikalar, akademik kadronun derslerden sonra öğrencilerle iletişimi, etc.); kabul standartları (LSAT veya benzer sınav zorunluluğu, ortalama GPA, BA/BS gerekliliği veya AA kabul edilebilirliği, öğrencilerin sayısı, vs.); kaynaklar ve araştırma yöntemleri (kütüphane olanakları, kütüphanedeki yayınların sayısı, kütüphanedeki yayınların türü, çalışma olanakları vs.); fiziksel ortam (genişlik, sınıf büyüklüğü, sanal mahkeme olanakları, akademik kadronun ofisleri, hukuk fakültesinin genel üniversiteden ayrı olması vs.); ve hali hazırda var olan akreditasyon, önceki akreditasyon geçmişi veya önceki başvuru (ABA akreditasyon başvurusu veya koşullu akreditasyon, ABA akreditasyonuna başvuru, ABA’ya paralel bir kuruma hukuk fakültesinin akredite olması, vs.).

Başvurucu, S.C.R. 51.5(1)(C)(2)’te S.C.R. 51(3) hükmü uyarınca muafiyet talep etmektedir. Özellikle, başvurucu hukuk icra etmek için gerekli şartları sağladığını çünkü “Amerika Baro Kurulu’nun yetkisi dışındaki yabancı bir hukuk fakültesinden mezun olduğunu…” ve ABA akrediteli hukuk fakültelerinin sunduklarına eşit bir hukuk eğitimi aldıklarını iddia etmektedir.

Komite bunu daha önce görüştü ve yabancı bir hukuk fakültesinin gerçekten ABA onaylı bir hukuk fakültesindeki eğitimi mantıken sunamayacağını gözlemledi. Bunun yanında, bazı özellik arz eden durumlarda, yabancı ülkedeki hukuk eğitimi ile ABA onaylı kurumlar, ki kabaca birbirlerinin benzerleridir, arasında benzer unsurlar olabilir. Komite, başvurucu tarafından gösterilen vak’aları bu çerçevede değerlendirdi.

Başvurucu, İstanbul’daki Yeditepe Üniversitesi’nden 2004’te mezuniyet diploması aldı. Başvurucu bu diploma ile İstanbul Barosu’na kabul edilmeye uygun bulundu. Başvurucu, Dekan Prof Dr. Haluk Kabaalioğlu tarafından, okulun uluslararası hukukçu yetiştirmek hususundaki misyonunu açıklayan bir belge sundu. Bu amaçla, ders programı sadece Türkçe anlatılan Türk hukukuna yönelik derslerden değil fakat İngilizce olduğu kadar Almanca da öğretilen Avrupa ve Amerika hukuku derslerinden de oluşur. İngilizce öğretilen dersler, genel hukuk dersleri olan Sözleşmeler ve Haksız Fiiller Hukuku’nun yanı sıra Uluslararası Hukuk, Avrupa Birliği Hukuku ve Kurumları, Milletlerarası Özel Hukuk, Uluslararası Tahkim dersleridir. Başvurucu, Dünya Eğitim Hizmetleri’nden, ABD’dekine eşit değerdeki hukuk üzerine yapılan lisans diplomasına eşit, 121 lisans kredisi ve 2.55 ortalamaya sahip bir Kredi Değerlendirmesi ve Belgelendirilmesi Raposu sundu.

Başvurucu, lisans eğitiminin tamamlanması üzerine, 6 ayı yerel mahkemelerde; 6 ayı da bir hukuk bürosunda olmak üzere bir yıllık stajını tamamladı. Stajını tamamlamasının ardından başvurucu 2005 yılında girdiği sözlü sınavı geçerek, halen saygın bir itibar sahibi olduğu İstanbul Barosu’na kabul edildi. Başvurucu, 2005’ten 2010 yılına kadar, uluslarası sözleşmeler ve deniz ticareti hukuku alanlarında uzmanlaşarak hukuk icra etti. Kendisinin esas çalışma alanı, deniz ticareti hukuku olup; içerisinde dava dışı uzlaşmaların ve yargılamaların da bulunduğu 100 davayı sonuca ulaştırdığını düşünmektedir. Başvurucu, Ameriya’ya taşınması üzerine bir Amerikan hukuk bürosunda çalışarak bu büro için sözleşmeler hukuku ekseninde Türkçe hukuki evrak incelemeleri ve çeviriler yaptı. Başvurucu, 2011 yılından beri Nevada’da yaşamaktadır.

Başvurucu, Yeditepe Üniversitesi’nin İngilizce transkriptini sundu ve puanlamaların, 4.00 not ortalaması üzerinden öngörülen puanlara tekabül ettiği harf notları ile yapıldığını belirtti. Yeditepe’de haftanın 5 günü, sabah 8’den akşam 5’e kadar dersler vardı ve derslere katılım zorunluydu. Başvurucunin hatırladığı kadarıyla, sınıfında yaklaşık olarak 60 kişi vardı. Anglo-Sakson Hukukunda karar kitapları okutulmasına rağmen; Türk Hukuku, yazılı hukuk sistemine dayandığından, derslerde ilgili hüküm ve maddeleri içeren kitaplar da kullanıldı. Dersler bizzat sınıf katılımı ile gerçekleştirildi ve hiçbir zaman yazışma suretiyle veya uzaktan eğitim yapılmadı. Sınavlarda hem çoktan seçmeli, hem de yazılı usulde sorular sorulmaktaydı.

Başvurucu, Yeditepe Üniversitesi’nde eğitim görürken, Hukuk Fakültesi, kampüs içerisinde ve kendi derslikleri ile ayrı bir binada bulunmakta idi. Buna ek olarak Yeditepe Üniversitesi, bir kısmı hukuk alanına tahsis edilen geniş bir kütüphane de sunmakta ise de başvurucu, bu kütüphaneyi eğitim hayatından çok uygulamaya geçtiğinde kullandığını ifade etmiştir. Kütüphanede kitaplara ek olarak, araştırmaya elverişli bilgisayarlar da bulunmaktaydı. Başvurucu, Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi kadrosu ile ilgili genel bir bilgi sundu ve bu kadronun çoğu, üniversitedeyken kendisinin de hocalarıydı. Bu bilgiler, Yeditepe Üniversitesi’nin internet sitesinden alınmış olmakla birlikte yalnızca başvurucunun spesifik tecrübelerine dayalı olarak değil; objektif olarak da kadronun büyük bir bölümünün tam zamanlı, Amerika ya da İngiltere’de eğitim görmüş profesörlerden oluştuğu görülmektedir.

Başvurucu, St. Louis’te bulunan Washington University’de LLM yaparak eğitimin ilerletmeye devam etti. Program uzaktan eğitimden oluşuyordu ancak sadece internet üzerinden değildi. Bunun yerine, öğrenciler eş zamanlı konferanslarla gerçekleştirilen zorunlu derslere katılıyorlardı. LLM programı 2 dönem ve 24 krediden oluşuyordu ve başvurucu bu programı, 3.47 genel not ortalaması ile tamamladı. LLM programı çerçevesinde tamamladığı dersler, fikri ve sınai haklar, eşya hukuku, sözleşme görüşmeleri, uluslarası ticari işlemler, ticari işletmeler, profesyonel sorumluluk, medeni usul hukuku, sözleşmeler, hukuksal araştırma ve yazışma ve Amerikan Hukuk Sistemi derslerinden oluşuyordu.

Başvurucu ayrıca Kaliforniya Barosu’nun, başvurucunun Türkiye’deki saygın itibarı ve sunduğu diğer belgeler çerçevesinde Kaliforniya Barosu sınavına girme hakkı olduğunu ifade ettiği yazışmaları da sundu.

Lisans eğitimine ek olarak başvurucunun Washington Üniversitesi’nde LLM yaparak ve devamında Seattle Üniversitesi’nde hukuki yazışmalar alanında çalışmaya devam ederek eğitimini ilerletmesi karşısında, SCR 51.5(1) hükmü ve Ek 2(5) çerçevesinde gerekli niteliklere sahip olduğu görülmüştür. Bakınız: In Re Amendola, 11 Nev. 785, 895 P.2d 1298 (1995).

TAVSİYENAME 

Komite ortaya konan tüm bulgular, maddi gerçekler ve koşullar karşısında oybirliği ile:

Başvurucunun üzerine düşen ispat külfetini yerine getirerek SCR 51.5 hükmü çerçevesinde öngörülen tüm gereklilikleri yerine getirdiğini ispatladığı; zira Yeditepe Üniversitesi’nde lisans eğitimini tamamladığı, hukuk uygulamasında yer aldığı, Washington Ünivesitesi’nde LLM; Seattle Üniversitesi’nde internet üzerinden gerçekleştirilen hukuksal yazışma programını tamamladığı ve tüm bunların ‘işlevsel eşdeğerlik’ standardını sağladığı kanaatine varmıştır. Bakınız: In Re Amendola, 11 Nev. 785, 895 P.2d 1298 (1995).

SEVGİ ERGÜN OGBONNA’nın, SCR 51(3) hükmü çerçevesinde muafiyet talebini içeren dilekçesine itibar edilmesi gerektiğini ve SCR 51.5(1)(c) hükmü gereği öngörülen tüm gereklilikleri yerine getirmek suretiyle Nevada Baro Sınavına girme hakkı bulunduğunu belirtmek gerekmiştir.

 Nevada Barosu, İşlevsel Eşdeğerlik Komitesi Adına,

Thomas D. Beatty

New York Barosu avukatlarından Yeditepe Üniversitesi hukuk Fakültesi’nde mezun olduktan sonra Penn State Dickinson Law School’da LL.M. Yüksek lisans yapan Burslu Doktora öğrencimiz sayın Özlem Ata’nın notu:

Zaten birçok eyalet kabul ediyor Yeditepe’de lisans eğitimini. Nevada Barosunun da buna katılması, gelecekteki öğrenciler için Sevgi Hanımın da emsal oluşturması çok iyi olmuş. Ancak güzel taraf şu ki, hukuk fakültesini derslerin içeriklerinden, akademik kadrodan, kütüphaneye, dersliklerin durumunda kadar bu kadar ayrıntılı ve olumlu tanıtan bir yazı yazılamazdı. Bunun Amerika’da resmi bir incelemede karar altına alınmış olması çok güzel.

Yeditepe Hukuk Fakültesi’inden mezun olup  Yeditepe Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Spor Hukuku konulu tezi ile yüksek lisans diplomasını aldıktan sonra Washington College of Law’da da ikinci LL.M. Diplomasını alan Av. Emre Bilginoğlu’nun değerlendirmesi:

New York, California gibi baro sınavları yabancılar tarafından çok rağbet gördüğünden onlardaki düzen daha istikrarlı. Zaten Sevgi Hanım da  California Barosu sınavını almaya ehil olduğunu dilekçesinde belirtmiş. Bu komite Sevgi hanımın hukuk eğitiminin baro sınavını almaya yeterli olup olmadığını incelemiş. Yabancı okuldan mezun olunduğunda (ABA onaylı olmayan), mezunun yerine getirmiş olması gereken bazı koşullar var. Derslerin nasıl işlendiği, konuların ne olduğu vesaire hepsi inceleniyor. Ondan Dekanın okul hakkındaki yazısını kanıt olarak sunmuşlar. Özellikle uzaktan eğitim, sınavsız eğitim türündeki öğrenim metodları kabul görmez. Bizim fakültenin işlevsel denklik (functional equivalency) olarak bu kıstasları başarıyla yerine getirdiğini tespit etmişler. Bunun dışında tabi bir de LLM eğitimi şart. Sevgi hanımın avukatı özellikle sadece online olmadığını belirtmiş aldığı eğitimin. Zaten bir LLM derecesi baro sınavına doğrudan hak kazandırmaz. NYU web sitesinde şöyle açıklamış:

“…earning a US LLM does not guarantee eligibility to sit for the New York bar exam.  The New York Board of Law Examiners and not NYU Law School determines eligibility to sit for the exam.”

Sevgi hanımın girmek istediği Nevada Barosu’nda yabancı okul mezunları için işlevsel denkliğe başvurmak şart koşulmuş.

51.5 (c) Graduation from a foreign law school outside the accreditation jurisdiction of the American Bar Association and satisfactory evidence that the petitioner either:

(1) meets the requirements of Rule 51.5(1)(a) above; or

(2) received a legal education that is functionally equivalent to an education provided by a law school accredited by the American Bar Association.

Denklik için eğitimin yanında hukuk uygulaması da aranmış. Sevgi hanımın avukatı bu yüzden mezuniyet sonrası yaptığı işleri yazmış. Tüm bunların düzenlendiği hüküm de Supreme Court Rule 51.5[1]. Bunlar incelendikten sonra komite raporunu sunar ve ona göre başvuranın sınava girip girmeyeceğini belirler. Yani bu inceleme şahsa özel olur; herkesin durumu ayrı ayrı incelenir. Bu incelemede hem Yeditepe’nin işlevsel olarak denk olduğuna kanaat getirmişler hem de LLM derecesinin kabul görülür olduğuna karar vermişler.

Rule 51.5.  Certification by the committee on functional equivalency.

1.  Certification prior to application.  A prospective applicant who fails to meet the accreditation requirement of Rule 51(1)(c) shall not be permitted to apply for admission to practice law unless the committee on functional equivalency certifies that he or she has met the qualifications set forth in this rule. To request certification, a prospective applicant must petition the committee on functional equivalency in accordance with the provisions of this rule and the policies and procedures of the committee.

Only prospective applicants satisfying the qualifications set forth in paragraphs (a), (b), or (c) of this subsection may petition for such certification. A prospective applicant must include with the petition satisfactory evidence that he or she meets these qualifications; otherwise the petition shall be summarily denied, without review.

The following qualifications are required for certification:

(a) Graduation from an unaccredited law school within the American Bar Association’s accreditation jurisdiction and satisfactory evidence that:

(1) the petitioner has been admitted to practice law in any jurisdiction, including another state of the United States of America, a territory of the United States of America, the District of Columbia, or a foreign country; and

(2) the petitioner has been, for at least ten of the preceding twelve years, lawfully engaged in the full-time practice of law in the jurisdiction where the petitioner is admitted to practice law or in any other jurisdiction, provided that if the legal work experience takes place in a foreign country, it is a country where the English common law substantially forms the basis of that country’s jurisprudence, and where English is the language of instruction and practice in the courts of that jurisdiction; and

(3) the petitioner’s legal education, as augmented by such subsequent legal work experience, is now functionally equivalent to an education provided by a law school accredited by the American Bar Association.

(b) Graduation from a law school that was not accredited by the American Bar Association at the time of the petitioner’s graduation but which has since achieved accreditation and satisfactory evidence that:

(1) the law school achieved American Bar Association accreditation no more than 3 years after the petitioner’s graduation; and

(2) the legal education received is functionally equivalent to an education provided by a law school accredited by the American Bar Association.

(c) Graduation from a foreign law school outside the accreditation jurisdiction of the American Bar Association and satisfactory evidence that the petitioner either:

(1) meets the requirements of Rule 51.5(1)(a) above; or

(2) received a legal education that is functionally equivalent to an education provided by a law school accredited by the American Bar Association.


Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Université Paris Ouest-Nanterre La Défense ve Friedrich Alexander Universitat Erlangen-Nürnberg işbirliği ile düzenlenen “Türk-Fransız-Alman Kış Üniversitesi Programı” Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde düzenlendi.

Yabancı öğrenci ve akademisyenlerin yoğun ilgi gösterdiği Türk-Fransız-Alman Kış Üniversitesi Programı (First Trinational Winter University: Private Enforcement) 11-15 Ocak 2016 tarihleri arasında Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde düzenlendi.  Paris NanterreErlangen-NürnbergPotsdam ve Yeditepe Üniversitesi’nden 100’den fazla hukuk öğrencisi, uluslararası düzeyde tanınmış 30 Türk, Fransız ve Alman akademisyenin konferans ve derslerine katıldılar. Erlangen-Nürnberg ve Bordeaux üniversiteleri öğretim üyesi Prof. Dr. Robert Freitag, Nürnberg-Erlangen’den Prof. Dr. Klaus Ulrich Schmolke, Prof. Dr. Jochen Hoffmann, Dr. Müh. Christine Schneider, Prof. Dr. Angelika Emmerich-Fritsche, Dr. Peter Jansen, Paris-Nanterre öğretim üyeleri Prof. Dr. Stephanie Dijoux, Prof. Dr. Otmar Seul, Prof. Dr. Jean Marc Thouvenin, Prof. Dr. Eric Millard, Dr. Geraldine Demme, Dr. Kerstin Peglow, Potsdam Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tobias Letti, öğretim üyesi Prof. Dr. Tilman Bezzenberger gibi önde gelen Avrupalı hukukçuların yanı sıra Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu ve Prof. Dr. Nami Barlas başta olmak üzere fakültenin diğer öğretim üyeleri de programda yer almışlardır.

Uluslararası Düzeydeki Hukukun Değişik Alanlarında Birçok Tartışma ve Workshop Çalışması Yapıldı.

Kış Üniversitesi Programı 11 Ocak Pazartesi günü Yeditepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı-Provost Prof. Dr. Ahmet Aydın’ın açılış konuşması ile başlamıştır. Ardından, Erlangen-Nürnberg Üniversitesi’nden Prof. Dr. Robert Freitag; Paris Nanterre Üniversitesi’nden Prof. Dr. Otmar Seul ve Prof. Dr. Stephanie Dijoux bir konuşma yapmışlardır. Fransa’nın tanınmış İş Hukuku profesörlerinden Dr. Seul açılış konuşmasında “Fransız-Alman işbirliği altında Avrupa’nın diğer ülke ve şehirlerinde gerçekleştirdikleri bu programın Türkiye’de ilk defa İstanbul’da ve Yeditepe Üniversitesi’nde yapılmasından dolayı çok mutlu olduğunu; bu tercih sebebinin de Fransız ve Alman üniversiteleri olarak Yeditepe Hukuk ile 10 yıldan fazla süredir devam eden köklü işbirliği ve Yeditepe’nin en önemli Erasmus ortaklarından biri olması sebebine dayandığını” belirtmiştir.

Fransa’nın en önemli İş Hukuku Profesörlerinden Otmar Seul Açılış Konuşmasını Yaparken

Prof. Dr. Otmar Seul’un açılış konuşmasının tam metni şu şekildedir:

AÇILIŞ KONUŞMASI

1. Fransız-Alman-Türk Hukuk Kış Okulu

Sayın Yeditepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı,

Sayın Bay ve Bayanlar,

Sayın Öğrenciler,

Sayın Meslektaşlarım,

Birinci Fransız-Alman-Türk hukuk kış okulunun, ilk olarak İstanbul’da gerçekleşmesinin, kanımca, oldukça basit bir nedeni var: Türk meslektaşlarımızın ve Türk katılımcıların yoğun ilgisi. Nanterre Üniversitesinin Avrupa ile işbirliğinden sorumlu olan kişilerle Mayıs 2014 tarihinde Dresden şehrinde yaptığımız son toplantı esnasında, Yeditepe Üniversitesi hukuk fakültesi dekanı Haluk Kababalioğlu, İstanbul’da böyle bir organizasyon yapmamızı bize önerdi ve toplantı konusu olarak da Prof. Stephanie Dijioux ve Prof. Robert Freitag tarafından ‘özel hukuk ilişkilerinde hukuki yaptırımlar’ önerildi. Yeditepe Üniversitesi hukuk fakültesi, nitekim, bizim erasmus programında işbirliği yaptığımız en önemli Türk hukuk fakültesidir.

Gerçekten, Avrupa yıllık toplantılarımız 20 yılı aşkın süredir bize ve işbirliği yaptığımız üniversitelere uluslararası eğitim ve araştırma konularında yenilikleri tartışmak için önemli bir platform teşkil etmektedir. 12 yıl boyunca Alman-Fransız yaz okulları, 3. bir ülkenin de katılımıyla, Paris Quest Naterre La Defense Universitesinde okutulan Fransız-Alman derslerinde bir sembol haline gelmiştir ve bu durum 4 yıl önce dönemin Fransız dışişleri bakanı ve aynı zamanda şuan içişleri bakanlığı görevine atanmış Bernard Cazeneuve’un önsözünde vurgulanmıştır. Kendisi böyle bir akademik dayanışmanın kurulması için takdirlerini şu şekilde dile getirmiştir: ‘Bu başarı görmezden gelinemez ve hatta yurtdışına yayılabilir ve Avrupa’da Alman-Fransız işbirliğini geliştirebilir’. Tüm Avrupa’da Alman işbirliği içerisindeki üniversiteler tarafından bu programlar organize edilmektedir (Potsdam, Frankfurt am Main, Münster, Erlangen-Nürnberg). Yaz okulları sundukları geleneksel akademik avantajlar sebebiyle önem taşımaktadır. Bunlar başlıca şu şekildedir:

1-      Başta Litvanya’nın Vilnius şehrinde her yıl düzenlenen yaz okulu gelmekle birlikte, 2004 yılından beri yaz okulları Avrupa’da yasaların ve hukuki uygulamaların harmanizasyonu için devamlı bir süreç teşkil etmektedir. Özellikle Avrupa karşılaştırmalı hukukunda önem oluşturmaktadır. Sadece karşılıklı hukuki konularda kavrayış sağlamakla kalmamakta ayrıca ülkelerin sosyal dinamitlerini de keşfetmeye imkan tanımaktadır. Katılımcıların çeşitliliği -tarihçiler, ekonomistler, sosyologlar gibi- hukuki konulara disiplinler arası bir yaklaşımın kurulmasını sağlamaktadır.

2-      Yaz okulları aynı zamanda eğitim konusunda yenilikçi bir yaklaşımın oluşturulmasına da katkıda bulunmaktadır. Hukuki konuların kavranmasına ve lisansüstü ve doktora öğrencilerinin entellektüel gelişimlerine de katkı sağlamaktadır.Yaz okulunda yapılan çalışma grupları genç araştırmacıların etkileşimsel çıkarım yapmalarına olanak sağlamaktadır. Lisanüstü öğrenciler bakımından, çalışma ileride seçecekleri tez konularına ilişkin Fransız ve Alman doktora meslektaşları ile ön araştırma yapmaya imkan vermektedir (yakın zamanda meslektaşım Stephenie Dijoux tarafında oluşturulmuştur) ve ileride tüm Avrupa Birliği seviyesine genişletilebilir.

3-      Yaz okulları aynı zamanda yerel hukuk kültürünün kendi dillerinde karşı tarafa geçirilmesi için bir fırsat olarak da görülmektedir. Bu konsept temellerini Avrupanın kültürel ve dilbilim ile ilgili çeşitliliğini teşvikten almaktadır. Eğer burada, İstanbul’da durum böyle değilse bunun tek bir nedeni vardır: Simultene çeviriler oldukça pahalı ve biz bunu finanse edemiyoruz.Ayrıca ard arda öğrenciler tarafından yapılacak çeviriler için de zamanımız yok (Vilnius’da olduğu gibi) çünkü bukadar kısa zamanda oldukça fazla sayıda sunum ve çalışma grubu düzenliyoruz. Bu nedenle elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışarak İngilizce olarak bu programı yürütüyoruz.

İstanbul’da ilk defa kış aylarında düzenlene bu program ile Fransız-Alman eğitim programını Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkelere de açmış bulunuyoruz. Aslına bakılırsa, son 5 yıldır, Birleşik Devletler Topluluğu üyesi ve Avrasya Ekonomi Topluluğu üyesi olan Belarus Devlet Üniversitesi ile birlikte Minsk şehrinde yaz okulu düzenliyoruz. Düzenlediğimiz yaz okulları, katılımcıları, hukukun gelişimini sadece Avrupa Birliği hukukuyla sınırlı kalmayarak, Avrupa hukuk bölgesinde yansıtmaya teşvik etmektedir.

Ancak, şu da bir gerçek ki son 2 yıldır, yaz okulu programlarını özel olarak Avrupa Birliği’ne aday ülkelerde gerçekleştirdik. Balkanlarda düzenlediğimiz yaz okulu Fransız ve Alman diplomatlar tarafından ortak bir açıklama ile oldukça ilgiyle karşılandı. Fransa ve Almanya, Avrupa Birliği hukukuna bağlı kalma arzusu içerisinde olan ülkelere Avrupa Hukukunun rolünü ve önemini yansıtmaktadır.

Bu politik ve fonksiyonal çıkarımlara Alman-Fransız ve 3. ülkelerin katılımıyla gerçekleştirilen kış okulunda ulaşıyor muyuz? Meslektaşlarım da benim gibi detaylı bir şekilde açılış konuşmalarında bu üç uluslu toplantının önemini vurguladılar. Buna göre, teori ve uygulamada özel hukuk ilişkilerinde hukuki yaptırımlar konusu sadece Avrupa Birliği hukuku ya da üye ülkelerin iç hukuk sistemlerini (tüketici hukuku, sözleşmeler hukuku, rekabet hukuku, anayasa hukuku, iş hukuku, sosyal sigortalar mevzuatı, tahkim) ilgilendirmiyor; aynı zamanda Turkiye’yi de yakından ilgilendiriyor: ‘Sermaye Piyasası hukuku konusunda Amerikan hukukunda yapılan tartışmalar bile oldukça önemli temel bilgiler vermektedir. Özel hukuk ilişkilerinde hukuki yaptırımlar konusunda da kış okulunda yer alan hukuk sistemleri bakımından hala konunun temellerinin ve uygulamaya ilişkin koşullarının geliştirilmesi gerekmektedir’.

Bu konuda Avrupa Birliği’nin rekabet hukukunda zararların tazmini üzerine 2014/104/EU sayılı yönergesi uyarınca kartel anlaşmalarının yasaklanması nedeniyle doğacak zararların tazmini konularında iç hukuka uyarlama çalışmaları devam etmektedir. Bunun yanında, Avrupa Birliği ve Amerika arasında yapılacak Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Anlaşması içerisinde yer alan tahkim hükümleri, özel hukuk kişilerine anlaşma hükümlerini taraf ülkelerde uygulama imkanı tanımaktadır.

Düzenlenen bu program bilimsel tartışmalara katkıda bulunacak ve bu tartışmaları karşılaştırmalı yapısı ve çoklu disipliner yaklaşımı gereği iş hukukundan anayasa hukukuna kadar değişik konularda yapılacak incelemelerle geliştirecektir.

Eğer bizim karşılıklı hukuk çalışmalarımız Türkiye’ye kadar uzandıysa, bu öncelikle Türkiye ve Avrupa Birliği arasında 3 Ekim 2005 yılında beri devam eden üyelik görüşmelerine dayanmaktadır. Diğer başka hiçbir ülkenin olmadığı gibi, Türkiye, Avrupa Birliği’ne tam üyelik için yıllardır beklemektedir.

Başarılı müdafaalarına rağmen, Türkiye’nin Avrupa’daki rolü bugüne kadar hem politikacılar arasında hem de Fransız, Alman ve diğer üye ülke toplumlarında tartışma konusu olmuştur. Bu durum dekan Haluk Kabaalioğlu’nun 6 yıl önce Paris X Nanterre Universitesinde Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine ilişkin bir seminer yapma önerisinde bulunmasına sebep olmuştur.Sözü geçen seminer 12-13 Mart 2009 tarihlerinde Paris Quest Nanterre La Defense Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitiüsü, İktisadi Kalkınma Vakfi ve Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi işbirliği ile gerçekleştirilmiştir. Seminer Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliğinin olumlu ve olumsuz tarafları konularında toplumdaki çatışmalar üzerine yoğunlaşmıştır.

Tam üyeliğe muhalif olanlar ‘imtiyazlı ortaklık’ öngörmüşlerdir. Ancak bu durum gümrük birliği ile 1996 yılında kurulduğundan, neyi kastetmiş oldukları anlaşılmamaktadır. Türkiye, sadece Akdeniz Birliği -akdenize sınırı olan Avrupa ülkeleri- ile sınırlanmak istememektedir, zaten öyle olsaydı, Türkiye’nin de üyeliği ile birlikte Akdeniz Birliği’nin sürdürülebilirliği çok daha yüksek olurdu.

Eğer bugün, yaklaşık olarak 7 yıl sonra, dekan Haluk Kabaalioğlu bizden Alman Erasmus programında işbirlikçimiz Erlangen-Nürnberg Üniversitesi ile, bu sefer İstanbul’da, bir seminer yapmamızı istemişse, toplantının oldukça farklı bir politik ortamda gerçekleşmesi bizim için şaşırtıcı ve önceden tahmin edilemez bir durumdur. 2015 yılında başlayan göçmen krizi birden bire Türkiye’yi, özellikle Almanya bakımından, Avrupa’ya doğru yaşanan kontrolsüz göçün durdurulması bakımından stratejik olarak en önemli müttefik konumuna getirmiştir. Ankara hükümeti, göçmen krizinde Avrupa ile işbirliği içinde bulunmayı, Avrupa Birliği’ne üyelik görüşmelerinin canlandırılması şartına bağlamakta tereddüt etmemiştir. Avrupa Birliği’ne üyelik görüşmeleri aralık ayında ekonomi ve para birimine ilişkin fasılın (35 fasılın 15.si) açılmasıyla birlikte genişletilmiştir.

Şuana kadar, Türkiye’nin, Avrupa Birliği uyum programında tamamladığı tek fasıl Bilim ve Araştırma’ya ilişki olandır (12.6.2006). Burada, kış okulunda, Türk meslektaşlarımız gelecekte Avrupa Birliği ve Amerika arasındaki ticaret anlaşmalarında yer alabilecek ihtilaf ve tahkim hükümlerine ve ayrıca özel hukuk ilişkilerinde hukuki yaptırımlar öngören Avrupa yönergelerinin üye devletlerde iç hukuka aktarılmasına ilişkin konularda önemli katkılarda bulunacaklardır (örnek olarak rekabet hukukunda zararların tazminine ilişkin 2014/104 sayılı Avrupa yönergesi).

Haluk Kabaağlioğlu’na, bizi 10 yılda 3. kez sadece kendi hukuk sistemlerimizin ortak unsurlarını değil, Avrupa olarak ortak çıkarlarımızı düşünmeye teşvik ettiği için kendilerine teşekkür ederiz.

İstanbul, 11 Ocak 2016.

Prof. Dr. Otmar Seul,

(Paris Quest Nanterre la Defense Üniversitesi)

Beş gün süren programın sabah oturumlarında Şirketler Hukuku, Sermaye Piyasası Hukuku, Arabuluculuk, Tahkim, Usul Hukuku, AB Hukuku, Rekabet Hukuku ve Anayasa Hukuku başta olmak üzere birçok konuda alanlarında uluslararası düzeyde önde gelen akademisyenler tarafından tebliğler sunulmuş olup her oturum sonrasında katılımcılar ile tartışma ve soru-cevap yapılmıştır.

Konferanslara ilişkin resimler:

Ayrıca, her gün öğleden sonra düzenlenen workshop çalışmalarında katılımcılar, uluslararası düzeyde İş Hukuku, Yatırım Tahkimi, Medeni Hukuk, Çevre Hukuku ve Rekabet Hukuku konularında araştırma, sunum ve tartışma yaparak güncel konular üzerinde fikirlerini ortaya koymuşlar ve Türk, Fransız ve Alman hukuk sistemlerini karşılaştırmalı olarak inceleyerek yeni fikirlerin ortaya çıkmasına katkıda bulunmuşlardır.

Workshoplara çalışmalarından bazı görüntüler:

Programın gala yemeği 13 Ocak Çarşamba günü Moda Deniz Kulübü’nde yapılmıştır. İstanbul’u ilk defa ziyaret etme fırsatı bulan Fransız ve Alman katılımcılar Yeditepe Üniversitesi’ne kendilerine göstermiş oldukları misafirperverlik ve kusursuz geçen organizasyon için teşekkürlerini iletmişler, bu işbirliğinin her sene devam etmesi için temennilerini dile getirmişlerdir.

Moda Deniz Kulübündeki Gala Yemeğine ilişkin bazı görüntüler:

Katılımcılara Üç Ülkenin de Üniversitelerinden İmzalı Sertifika Takdim Edildi.  

Programın son günü olan 15 Ocak Cuma tarihinde, Prof. Dr. Otmar Seul başkanlığında beş gün boyunca yapılan workshop çalışmaları neticesinde katılımcıların mevcut hukuki sorunlara dair ortaya koydukları görüşlerini açıkladıkları workshop kapanış oturumu yapılmıştır. Ardından, katılımcılara Paris NanterreErlangen-Nürnberg ve Yeditepe Üniversitesi program direktörleri tarafından katılım sertifikaları takdim edilmiştir.

Sertifika töreninde bir konuşma yapan Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu “Yeditepe Hukuk’un 100’den fazla Erasmus ve ikili işbirliği anlaşması ile Avrupa hukuk fakülteleri arasında rekor sayılan bir uluslararası işbirliği ağına sahip olduğunu, yıllardır süren bu işbirlikleri çerçevesinde her yıl Yeditepe’de ve diğer ülkelerde yaptıkları akademik etkinlik sayısının artarak devam ettiğini, kısa bir süre önce de ELFA-Avrupa Hukuk Fakülteleri Birliği Başkanlığı döneminde ELFA Genel Kurul Toplantısı ve Konferans Programı’nda dünyanın 35 ülkesinden 200’den fazla hukuk fakültesi dekan ve temsilcilerini de Yeditepe Hukuk’ta konuk ettiklerini, bu bağlantılar sonucunda geçtiğimiz hafta New York’ta gerçekleştirilen AALS-Amerikan Hukuk Fakülteleri Birliği yıllık toplantısına Türkiye’den sadece Yeditepe Hukuk’un tecrübelerini aktarmak üzere davet edildiğini, bu derece kapsamlı projelerin fakülte ve öğrencilerin uluslararası bağlarının güçlendirilmesinde ve akademik gelişiminde son derece önemli olduğunu” belirtmiştir.

Konuya ilişkin olarak basında çıkan haberler için tıklayınız:

Posta

Milliyet

Ulaştırma Gazetesi

AALS-Amerikan Hukuk Fakülteleri Birliği Yıllık Toplantısı’na Türkiye’den Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu Konuşmacı Olarak Davet Edildi.

ABD’de 400’e yakın hukuk fakültesini bünyesinde toplayan AALS-Amerikan Hukuk Fakülteleri Birliği’nin 6-10 Ocak 2016 tarihleri arasında New York’ta gerçekleştirilen yıllık toplantısına davet edilen Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, “Uluslararası Düzeyde Hukuk Fakülteleri Arasında İşbirliği Modelleri” konusunda düzenlenen panelde konuştu.

Soldan Sağa: Prof. Dr. George Edwards (Indiana Üniversitesi McKinney Hukuk Fakültesi), Sn. Robin Lerner (ABD Dış İşleri Bakanı Yardımcısı), Prof. Dr. Jeffrey Thomas (Missouri Üniversitesi Hukuk Fakültesi – Kansas City), Prof. Dr. Haluk Kabaalioglu (Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı), Prof. Dr. Fernando Villarreal Gonda (Monterrey Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı, Meksika)

Indiana Üniversitesi Robert H. McKinney Hukuk Fakültesi’nden Prof.Dr. George E. Edwards yönettiği panelde, ABD Dışişleri Bakanlığı Department of State Eğitim ve Kültürel Konularda Bakan Yardımcısı Robin Lerner, Missouri-Kansas City Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Profesör Jeffrey Ellis Thomas ve Meksika’da Santa Catarina Monterrey Hukuk Fakültesi Dekanı Fernando Villarreal Gonda değişik işbirliği modelleri üzerinde durdular.

Prof. Dr. Kabaalioğlu konuşmasında Albert Einstein’ın Mustafa Kemal Atatürk’e göndermiş olduğu ünlü mektubundan bahsederek Türkiye’ye sığınan Alman profesörlerin Ankara ve İstanbul Üniversiteleri’nde 1930 ve 40′lı yıllarda ders verdiklerini ve özellikle Türk hukukunun gelişmesinde önemli katkı sağladıklarını belirterek 1960′lı yıllarda Columbia Üniversitesi’nden Prof. Allan Farnsworth, Prof. Richard Gardner, Prof. Hans Smit, Prof. Walter Gellhorn ve Prof. William Cary gibi pekçok önemli bilim adamının da Türkiye’de üniversitelerde görev aldığını belirtmiştir. Uluslararası işbirliği kavramına vaktinde değer verildiği gibi şu anda da Türkiye’de çok önemli bir konu olduğuna değinen Prof. Kabaalioğlu Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi olarak Avrupa, Amerika, Rusya ve Çin hukuk fakülteleri ile imzalamış oldukları 100′den fazla Erasmus ve İkili İşbirliği Anlaşmalarının sayısının sadece Türkiye’de değil Avrupa’da da bir rekor kabul edildiğini, on seneyi aşkın bir süredir American University Washington College of Law, Loyola University-New Orleans, Pennsylvania State University, University of Amsterdam gibi üniversiteler ile düzenledikleri yaz okulu programları, ortak yüksek lisans programlarının devam edeceğini belirtmiştir. Ayrıca geçen Nisan ayında başkanlığını yürüttüğü ELFA-Avrupa Hukuk Fakülteleri Birliği’nin 20. Yıl Genel Kurul ve Konferans Programı’nda 48 ülkeden 250′den fazla dekan, hukuk profesörü ve üst düzey yöneticiyi Yeditepe Üniversitesi’nde ağırladıklarını ifade etmiştir. Sadece Türk hukuku ile sınırlı kalmayarak uluslararası düzeydeki hukuki işlerde de görev yapabilecek hukukçular yetiştirmeyi kendine misyon edinen Yeditepe Hukuk’un, bu misyonunu gerçekleştirebilmek için mevcut uluslararası bağlantılarını nasıl oluşturduğunu, diğer üniversiteler ile çeşitli projeleri nasıl gerçekleştirdiğini ve bu bağlantıların her yıl katlanarak nasıl arttığına ilişkin tecrübelerini dinleyicilere aktaran Prof. Kabaalioğlu’nun konuşması salonda büyük bir dikkat ile dinlenildi.

Ayrıca Dekan Kabaalioğlu Çin’de Nankei Üniversitesi ile Konfüçyüs Enstitüsünün kurulmasına öncülük yaptığını, Rusya, Ukrayna ve diğer ülkelerle de işbirliği modelleri gerçekleştirildiğini anlattı. Bahreyn Kraliyet Kadınlar Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yüksek İstişare Kurulu üyesi olduğunu belirten Kabaalioğlu örnekler verdi.

Geçtiğimiz yıl Nisan ayında İstanbul’da Yeditepe Üniversitesinde gerçekleştirilen ELFA Avrupa Hukuk Fakülteleri Birliği Genel Kurulu münasebetiyle İstanbul’a gelen katılımcılar, Yeditepe’nin uluslararası düzeyde oynadığı öncelikli rolü vurguladılar ve toplantıdan sonra bir çok Dekan, Yeditepe Hukuk Fakültesi Dekanı ile özel olarak görüşme taleplerinde bulundu.

Bir AALS üst düzey yetkilisi, Yeditepe Hukuk Fakültesi Dekanı’nın davet edilme sebebinin, ABD dışındaki hukuk fakülteleri arasında Yeditepe Hukuk’un çok sayıda ve kapsamlı uluslararası işbirliğine sahip olması ve bunun göz ardı edilememesi olduğunu belirtti.

91 Erasmus anlaşması ile Avrupa hukuk fakülteleri arasında da en önde yer alan ve her yıl yaklaşık 95 yabancı Erasmus öğrencisini kabul eden Yeditepe Hukuk,  Çin ve Rusya’da da hukuk fakülteleri ile anlaşmalar imzaladı.

Son iki yılı başkanı olmak üzere, altı yıldır ELFA-Avrupa Hukuk Fakülteleri Birliği Yönetim Kurulu’nda görev yapan Dekan Prof. Dr. Kabaalioğlu, geçen Nisan ayında ELFA Genel Kurul Toplantısı’nı İstanbul’da gerçekleştirmiş ve 200’den fazla hukuk fakültesi dekanı ve öğretim üyesi bu toplantıya katılmıştı.

AB’ deki kriz ve Avrupa Kıt’asındaki Hukuk Fakültelerine etkisi konulu panel Regents Parlor salonlarında yapıldı.

 
University of California Hastings College of Law  öğretim üyesi ve AALS önceki başkanlarından Prof. Leo P. Martinez, Groningen Üniversitesi öğretim üyesi ve ELFA’nın yeni başkanı Prof. Laurence Gormley ve Almanya’nın tek özel (vakıf) hukuk fakültesi olan Bucelius Hukuk Fakültesi Rektörü Prof. Dr. Katarina Boele-Volki’nin katıldığı oturumda, fakültelerin karşılaştığı sorunlar Avrupa’daki kriz gündeme getirildi. Prof. Dr Laurence Gormley de AB’nin karşı karşıya kaldığı göçmen krizinin boyutlarını anlattı ve hukuki sorunlara değindi. Bucelius Hukuk Üniversitesi’nin yeni Rektörü Prof. Dr. Boele-Volki’nin açıklamalarından sonra oturuma son verildi.. Prof. Kabaalioğlu, Bucelius’un yeni rektörü ile tanışma olanağını kazandığı için memnun olduğunu belirterek kurumlar arasında işbirliği yapılması hususunda mutabakat sağlandı.

“Human Rights at the Margins: The Refugee Crisis and Other Emergencies in a Transatlantic Perspective” konulu panelde Boston Üniversitesi’nden Daniela Caruso başkanlığında Michigan Hukuk Fakültesinden Daniel Halberstam, Essex Hukuktan Prof. Steeve Peers ve New York Üniversitesinden profesör Grainne De Burca tebliğ sundu.

New York Üniversitesi’nden İrlandalı profesör Grainne de Burca oturuma tartışmacı olarak katıldı. Bir önceki oturumda Gormley’e yanıt veremeyen ve bu oturumda da çeşitli vesilelerle Türkiye’ye değinen konuşmalar karşısında ilk sözü Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu aldı ve Suriye krizinin Türkiye’ye fatura edilmesinin hata olduğunu, iki milyonda fazla göçmene kapılarını açan Türkiye’ye uzun yıllar kimsenin destek olmadığını ve Türkiye’nin sekiz milyar doları aşan faturayı tek başına karşıladığını, tam üyelik müzakerelerinin neredeyse durduran AB’nin adeta Türkiye’nin mevcudiyetini dahi unuttuğu bir ortamda göçmen krizi nedeniyle Türkiye’nin önemi anlaşılınca anlaşma yapmak ve 3 milyar euro tahsis etmek üzere Alman Başbakanının girişimde bulunduğunu belirtti. “Türkiye lideri ile el sıkıştığınızda parmaklarınız eksiksiz kalmış mı diye kontrol edin” diyen Gormley’i kınadığını belirten Kabaalioğlu, ABD’nin “Irak’a demokrasi (!!!) getirmesinden sonra” bölgede istikrarsızlığın arttığına ve bugünkü gelişmelere yol açtığını belirtti. Türkiye’nin her zaman mültecilere kapılarını açtığını belirten Prof. Kabaalioğlu, Türkiye bunu her zaman karşılık beklemeden yapmıştır dedi.

AALS Eski Başkanı Prof. Blake Morant Konuşmasını Yaparken

Program sürecinde Prof. Kabaalioğlu ayrıca, 13 yıl New York kenti belediye başkanlığı yapan Michael Bloomberg ile tanıştı ve kısa bir görüşme yaptı. Önümüzdeki başkanlık seçimlerinde Bloomberg’in  bağımsız aday olarak seçimlere girebileceği basında belirtilmektedir.

Michael Bloomberg ve Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu

NYPD 5. Cadde

Ayrıca Dr. Kabaalioğlu Yüksek Mahkeme yargıçlarından Stephen G: Breyer’in yeni yayınlanan “The Court and the World: American Law and the New Global Realities”  kitabına ilişkin olarak George Washington Law School’dan Profesör Alan B. Morrison ile sohbet etti.

Prof. Kabaalioğlu’nun katıldığı panele ilişkin olarak ABD’de çıkan haber için tıklayınız.

Konuya ilişkin basında çıkan haberler için tıklayınız:

Sözcü Gazetesi Haberi

Barotürk