• Türkçe
  • English

Brüksel'den Bir Mektup

Sayın Sultan Hocam,

 

Sizleri saygı ile selamlar, iyi olduğunuzu umarım. Brüksel'de neredeyse ikinci ayımı tamamlıyorum ve Enstitüde ilk dönemi tamamlamak üzereyiz. Bu bağlamda size buradaki eğitim, akademik çalışmalarım ve Yeditepe Üniversitesinde kazandığımız hukuk nosyonunun faydaları hakkında yazmak istedim.

 

Öncelikle belirtmek isterim ki, Hukuk Fakültemiz lisans eğitiminin yoğun ders programından ben de zaman zaman yakınmış olsam da, bugünlerde o ders programının değerini daha iyi anlıyorum. Türk hukukuna dair derin ve eleştirel bakış açılarıyla işlenilen derslerin yanında,  uluslararası öneme sahip ve özellikle İngilizce işlenen derslerin faydasını burada fazlasıyla gördüğümü söyleyebilirim. Örnek olarak international law, EU law, IBT, international commercial arbitration, intellectual property ve marka hukuku gibi dersler, Brüksel'deki eğitimimde konuları ve İngilizce hukuk terminolojisini rahatlıkla anlamı sağladı. Keza Fakültede kazandığımız eleştirel bakış açısı da, aşağıda bahsedeceğim, tezim ve akademik çalışmalarım bakımından ayrı bir katkı sağladı. Ek olarak, geçtiğimiz mart ayında makalemin yayınlanma sürecindeki esirgemediğiniz emekleriniz için de teşekkürlerimi yinelemek isterim. Zira o makele, burada hem tez danışmanım olmasını istediğim bir profesörün dikkatini çekmemi hem de uluslararası bir hukuk veri tabanından iş teklifi almamı sağladı.

 

Brüksel'de devam ettiğim yüksek lisans programından kısaca bahsetmek gerekirse, Avrupa Birliği ve uluslararası hukuk üzerine oldukça yoğun devam eden bir program olduğunu söylemeliyim. Bu bağlamda ilk dönem Avrupa Birliği kurumsal yapısı ve usul hukuku, Avrupa Birliği dış ilişkileri, Avrupa Birliği ekonomi hukuku, uluslararası ticaret hukuku ve organizasyonlar, insan haklarının uluslararası alanda korunması ve küreselleşme başlıkları altında daha genel nitelikli dersler almaktayız. İkinci dönem ise seçmiş olduğum business law başlığı gereği, rekabet hukuku, uluslararası vergi hukuku ve milletlerarası özel hukuk üzerine ayrıntılı dersler alacağız. Programın belki de en önemli avantajı özellikle Avrupa Birliğine ilişkin konuları, Avrupa Komisyonu, Parlemento veya Konsey gibi Avrupa Birliği kurumlarında çalışan bir çok akademisyenden dinleme ve bu kurumlara ziyarette bulunarak seminer derslere katılma olanağının bulunması. Bunun yanında öğrenci profili de oldukça uluslararası bir nitelik taşımakta, zira öğrenciler olarak 15 farklı milletten gelmekteyiz. 

 

Tez konumu ise "Exhaustion of Trademark Rights Against Parallel Trade: An Insufficient Doctrine" başlığı altında, paralel ithalat ekseninde hakların tüketilmesi, malların serbest dolaşımı ve rekabet hukuku ilkelerini içerecek şekilde kaleme alacağım.

 

Son olarak, her ne kadar diğer kentlere göre biraz daha pahalı olsa da Brüksel'in öğrenci yaşamı için gayet uygun bir şehir olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bu bağlamda şu ana kadar edindiğim kısıtlı tecrübeye göre dahi Avrupa Birliği veya uluslararası hukuk çalışmak isteyenlere Belçikayı yahut Hollandayı kesinlikle tavsiye edeceğimi belirtmek isterim.

 

Sayın Hocam, bu yazıyı daha fazla uzatmadan, 21 Aralık'ta yarıyıl tatili sebebiyle Yeditepe Üniversitesinde olacağımı; bu güzel tecrübeyi edinmemi Hukuk Fakültemizde verilen kaliteli eğitime, yine Üniversite tarafından sağlanan bursa ve burs sürecindeki değerli emeklerinize borçlu olduğumu, tüm bunlar için tekrar müteşekkir olduğumu bildiririm.

 

Saygılarımla,

 

Yiğit Türker ÇOBAN

LLM Candidate at IES (VUB).